Sansür! Nereye Kadar?

Ülke olarak sansür konusunda kariyerimiz oldukça parlak. Özgeçmişimiz kapattığımız gazeteler, öldürülen gazeteciler, kapatılan dergiler, sansürlenen filmler ve hapishanelerde “dinlendirdiğimiz” yazarlarımız ile doluydu. Özgeçmişimizdeki herşeyi hem teorik olarak özümseniş hem de pratik te başarı ile uygulamıştık. Velhasıl biz bu işin ustasıydık.

Resmi kariyerimiz ilk Türk gazetesi ile başladı…

İlk Türk gazetesi sayılan “Takvim-i Vekayi” için zamanın padişahı şöyle demiştir:

“Bu gazete, kutsal şeriata ve devlet düzenine dokunmama şartıyla, benim iktidarıma çok yardımcı olacaktır.”

Yine Leman Sam’ın “Anladım ki” isimli şarkısı TRT tarafından sakıncalı bulunup yayınlanmamıştı. Sakıncalı bulunan söz mü?

Bir gün hiç tanımadığım bir erkeğe sırf sana benziyor diye usulca sokulup merhaba dedim”

Gerekçe mi?

Türk kadını tanımadığı bir erkeğe “merhaba” diyemez(miş)…

Yanlış hatılamıyorsam Metin Erksan’ın bir filmi sansürlenirken gösterilen gerekçe ise daha trajikomik…

Senaryo gereği bir uçak bir köyün yakınlarındaki bir tarlaya düşmüştür…Ama heyhat…Hiç bir Türk pilotu uçağını düşürür mü? Sansürle….

Neyse liste uzar gider, zaman değişir ama mantık aynı mantıktır….Biz sansür işinde oldukça başarılıyız!

Şimdi çok güncel bir konuya gelelim :

1-2 Yıl önce TBMM “Bilişim Suçlarıyla” mücadele etmek için bir kanun hazırladı. Kanun taslağının yanlışlığını, yanlışlıktan öte uygulamada imkansız olduğunu sivil toplum kuruluşları, internet uzmanları, bilişimciler yüksek seslerle dile getirdiler ama kararlıydık konu sansür olunca “mantık” dahil hiç bir şey bizi durduramazdı. Kanun taslağı TBMM de kabul edildi.

Bugün artık hangi siteye girsek aynı soğuk yazı bizi devlet babanın ciddiyetiyle karşılıyor:

“Bu siteye erişim mahkeme kararıyla kapatılmıştır”

Vur deyince öldürdük. Kanun yapayım derken kanunsuzluğa imza attık. Yaklaşık 1.000.000 kullanıcının günlüklerinin yer aldığı siteyi kapattık. Bir kişinin suçunun/suçsuzluğunun cezasını tüm topluma ödetmek hangi hukuk kavramıyla açıklanır bilinmez ama durum vahim. Durumun vahimliği kanundan kaynaklanıyor. Kanuna göre site kapatmalar için sadece ve sadece 8 koşul (bazıları muğlak) belirlenmiş olmasına rağmen ve bu koşullar arasında “kişilik haklarına saldırı” gibi bir madde olmamasına rağmen, bu gerekçeyle site kapatan savcı da mahkeme de alenen ve gözlerimizin içine bakarak suç işliyor.

MADDE 8- (1) İnternet ortamında yapılan ve içeriği aşağıdaki suçları oluşturduğu hususunda yeterli şüphe sebebi bulunan yayınlarla ilgili olarak erişimin engellenmesine karar verilir:

a) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;
1) İntihara yönlendirme (madde 84),
2) Çocukların cinsel istismarı (madde 103, birinci fıkra),
3) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma (madde 190),
4) Sağlık için tehlikeli madde temini (madde 194),
5) Müstehcenlik (madde 226),
6) Fuhuş (madde 227),
7) Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama (madde 228), suçları.
b) 25/7/1951 tarihli ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanunda yer alan suçlar.

Siz bu maddeler arasında “kişilik haklarını ihlal” gibi bir gerekçe görebiliyor musunuz?

5651nolu kanuna dayanarak “kişilik haklarına saldırı” gerekçesiyle site kapatılmasını talep eden savcı da bunu onaylayan mahkeme de suç işlemiş olmuyor mu?

Bir kişiye ait blog/site/içerik kanuna göre uygun değil diye 1 veya 10 veya 100 milyon kişinin sitesini / blogunu kapatma nasıl bir hukuk uygulamasıdır. Okulda işlenmiş bir suç için tüm okulu mu kapatacaksınız?

TV de bir şuç işlenince tüm yayınları mı keseceksiniz? Ne farkı var…

5651 sayılı kanun…

Hukuka uygun değildir…

Teknik olarak yasağın uygulanması imkansızdır…

Kişisel yorumlamaya açıktır…

Suçta kabahati olmayan insanlar da cezanın infazından etkilenmektedir ki bu da bir suçtur…

Nasıl bir devletiz biz? Başımız kumda ..çımız sonuna kadar açık..Deve kuşu misali..

NOT : http://www.sansuresansur.org/ sitesini ziyaret ederek ve eposta listesine üye olarak konuyla ilgili düşüncelerinizi paylaşabilir, neler yapılabileceğini görebilirsiniz.

—-

—-

Neşeli pazartesiler,
Erhan Ekici

Okuyucu yorumları ( 6 yorum )

  1. Tayfur Taybuğa 'nin yorumu:

    Güzel bir yazı.. Bende dün SHOW TV`de ‘Yemekteyiz’ isimli programı izliyordum bir bayan yemek yapıyor görüntünün orası burası mozaikleniyor. Ne olacakmış markalar görünmeyecekmiş:) Çok işe yaradı gerçekten hiçbir marka anlaşılamadı. Örneğin; marketin Migros, çorbanın Knorr, supanglenin Dr. Oetker, sütün Pınar ve tavuğun Banvit olduğunu mozaikler sayesinde hiç anlayamadık.:) Yani bu tip bir yasak anlayışı bile benimseniyor. Ama bilinen bir gerçek var. Ülkenin başında ki isimler bile an geldi medyanın sansürlenmesi için açık çağrı yaptılar. Yani bu site kapatmalar vb. hiçbirşey aslında..:(

  2. sickprincess 'nin yorumu:

    Marka mozaikleme rtükün deil rekabet kurulunun kararı die biliyorum cok da dogru buluyorum. Sigara mozaikleyince rtük oluyor onu da dogru buluyorum. Normalde o sigaralı filme genel izleyici profili konulmamalı fekat ulan bir sigara bir de bilmemne sahnesi birini keseriz birini mozaikleriz olursa sana genel izleyici profili diyen kanalların işgüzarlığı.

    Bu yukardakilerin dışında asıl yazıdaki tüm düşüncelere sonuna kadar katılıyorum, üstelik bu yasaklarla ilgili onlarca yazı okurken en farklı tadı bu yazıdan aldığımı da belirtmek istiyorum. Müthiş bir öfke seline kapılıp akıcı şekilde yazılan onca yazının yanında sakin, aklı başında ve insanda okuduktan sonra rahatlamış değil de bilinçlenmiş duygusu yaratan bir yazı olmuş :)

  3. erhan 'nin yorumu:

    Merhabalar,

    Yazıya eklenmesi gereken bir kısım varmış, aşağıdaki haberi okuyunca benim de haberim oldu:

    “İNTERNET KULLANICILARI SANSÜR YORGUNU
    İletişim özgürlüğünü kısıtlayan düzenlemelere, Terörle Mücadele Yasası (TMY), Türk Ceza Kanunu (TCK), Atatürk’ü Koruma Kanunu’nun ardından 5651 Sayılı İnternet Suçları Kanunu da eklendi…”

    Dolayısıyla site kapatma TCK daki maddelere ve diğer kanunlara dayandırılıyor. Yani yeni bir iletişim şeklini ve teknolojiyi eski kanunlarımızla ve eski alışkanlılarımızla yasaklıyoruz. Yani hala daha “nasıl yasaklarız” noktasındayız..Hala daha yasaklarsak herşeyi çözeğimize inanıyoruz..

    Neyse durum şimdilik bu…

  4. erhan 'nin yorumu:

    Haberin tamamını okumak isterseniz linki :

    http://www.ntvmsnbc.com/news/464675.asp

  5. bir delinin hatıra defteri » Blog Archive » AB Telekom Paketi, Bireysel Özgürlükler ve Yasaklar 'nin yorumu:

    […] 1 – Sansür! Nereye Kadar? http://www.erhanekici.com/blog/2008/10/27/sansur-nereye-kadar/ […]

  6. bir delinin hatıra defteri » Blog Archive » Internet Yasakları ve Zihniyet Meselesi 'nin yorumu:

    […] olanak tanıyan diğer kanun maddelerini tartışacak değilim.(Onları tartıştık zaten : 1, 2, 3) O noktada söylenecek şeyleri başka zaman söyleriz yine ama biz biraz şu ”zihniyet […]

Yorum yap