Posts Tagged ‘sinema’

Dagur Kari Filmleri – Voksne Mennesker (2005)

Sunday, March 15th, 2015

..

Yetişkin İnsanlar / Voksne Mennesker

Yetişkin İnsanlar / Voksne Mennesker

34. İstanbul Film Festivali programına göz gezdirirken bu yıl festivalde bir de Dagur Kari filmi olduğunun gözüme çarpmasıyla birlikte eski defterleri karıştırarak Dagur Kari ve onun filmleri (tamam genç bir yönetmen ve 3-4 tane filmi var zaten:) hakkında karaladığım notları günlüğe koyma işine Dagur Kari’nin “Noi Albinoi (2003)” filminden sonra çektiği “Voksne Mennesker (2005)” filmi ile devam ediyorum. Bu notlar da tıpkı “Noi Albinoi” notları gibi yaklaşık olarak 8-9 yıl önce karalanmış şeyler (yeni yetme tıfıl notları). Notlar ne bir film eleştirisi ne de sinema yazısı. Filmi henüz izlemediyseniz ve izlemeyi planlıyorsanız bu notları okumamanız daha iyi olabilir.

Yetişkin İnsanlar / Voksne Mennesker*

Kimlik numaramız, vergi numaramız, sigortamız, ödediğimiz faturalarımız, banka ve kredi kartlarımız, üyelik kartlarımız, taksitlerimiz, düzenli bir işimiz, iyi kötü bir hayat düzenimiz, biraz daha şanslıysak(!) bir evimiz ve son model olmasa bile ortalama bir otomobilimiz, belki bir de ailemiz, eşimiz ve çocuklarımız var. Yetişkin insanlarız, sorumluluklarımız var. Yetişkin olduğumuzu anladığımız ve/veya kabullendiğimiz, artık büyüdüğümüzü sezdiğimiz gün kucağımızda sorumlukları bulduk. Düzen işliyor biz yaşıyoruz, kurallar koyuluyor biz uyuyoruz.

Voksne Mennesker / Yetişkin İnsanlar / Dark Horse

Yetişkin İnsanlar / Voksne Mennesker filminden bir kare

Genç yönetmen Dagur Kari ikinci uzun metrajlı filmi “Yetişkin İnsanlar”* filmi ile bizlere benzemeyenlerin/uyumsuzların ve bizlerin yani sistemin içindeki uyumlu bireylerin ilginç bir öyküsünü kendi mizah anlayışını da katarak anlatır. Sisteme bilerek entegre olmamayı seçmiş, sorumluktan kaç(ın)an, kendi dünyasında kendi kuralsızlıkları ile basit ve sade bir yaşamı tercih eden grafiti yaparak yaşayan Daniel’in öyküsüdür bu. Aynı zamanda, sisteme entegre olmuş, sorumluluklarının gereğini yerine getiren Yargıç’ın ve sisteme entegre olmaya çalışan, o yolda ilerlemeye uğraşan büyükbabanın da öyküsüdür bu.

Dagur Kari

Yönetmen Dagur Kari

Yön algılamada problemler yaşama, aşağı-yukarı ve sağ-sol gibi kavramları karıştırma, sağa gidecekken sola dönme veya aşağı yerine yukarı gitme tıp literatüründe “disleksi” olarak bilinen bir çeşit bozukluğun bazı belirtileri. Tanıma bakınca bir çeşit “uyumsuzluk” da denebilir. Daniel tibbi olarak “disleksi” hastasıdır hayattaki bilinçli tercihi olan uyumsuzluğunun yanında.

Film boyunca Daniel ve yine Daniel gibi uyumsuz olan kız arkadaşının uyumluluk süreçlerini izleriz. Onların yani bu “alternatif yaşam tarzlı” insanların sisteme entegre olma, sorumluluk alma maceralarını. Paralel bir öyküde yargıç karakterinin -uyumlu insanların- yine bilinçli olarak sistemin dışına çıkış süreçlerini ve büyükbaba’nın sistemde yer edinme çabasını, edinemeyince de sistemin dışına çıkışını…

“Sen baba filan olamazsın. İnsanlık dünyanın dört bir yanına yayılan bir hastalıktır. Bunun bir parçası olmazsın. Ne kadar sorumsuzsun.”

Yetişkin İnsanlar / Voksne Mennesker filminden bir kare

Yetişkin İnsanlar / Voksne Mennesker filminden bir kare

Hayatını duvarlara resim yaparak kazanan, yerleşik olmayan ve sistemin dışında yaşayan Daniel kız arkadaşının hamile kalmasıyla “babalık” tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Çünkü babalık uyumlu bir hayata, sisteme entegre olmaya giden bir yoldur. İşte bu noktada büyükbaba Daniel’i yukarıdaki sözlerle uyarır!. Daniel’de kendinin farkındadır ki baba olacağını anlayınca şöyle der:

“Ben baba filan olamam. Gazete bile okumam ki ben. Başbakan kim onu bile bilmiyorum”

Voksne Mennesker / Dark Horse / Yetişkin İnsanlar

Yetişkin İnsanlar / Voksne Mennesker filminden bir başka kare

Öykünün en önemli süreci Yargıç karakterinin dönüşüm sürecidir. Duvara boya yaptı diye Daniel’i cezalandıran yargıç, duruşmadan sonraki süreçte önce bir oyuncak mağazasından oyuncak çalacak(ve güvenlik kamerasında el sallayarak) ardından herşeyi bırakıp gidecektir. İnce bir detay Yargıç’ın evde masada zar atma sahnesidir. Şöyle der :

“İnsan kendini kaptırıyor. Zarı kontrol edebilecek gibi hissediyorsun.”

Zarları alır ve atar; düşeş gelir. Zarları masada, eşini ve çocuklarını evde, düzenli hayatını arkasında bırakarak gider yargıç, kendi hayatını kontrol edebilmek için ve bir daha dönmemek üzere.

Daniel sorumluluk alıp, bir düzen kurmaya doğru giderken, yargıç herşeyi bırakıp gitmiştir. Zıt yönlerden gelip paralel geçen ve orta bir yerlerde biten öykücükler.

Siyah-beyaz çekilen film aslında ufak ufak öykülerin biraraya gelmiş halidir. Sessiz filmlere özgü sekans yapısı ve her sekansın bir başlık ile seyirciye sunulması yöntemini kullanan Dagur Kari emin adımlarla kendi tarzını oluşturmaya başlıyor.

Güncelleme Notu (2007) : Dagur Kari’nin sinemasını 2008’de “Dogma” akımına uygun çekileceği söylenen “The Good Heart” ile izlemeye devam edeceğiz.

*“Voksne Mennesker/Yetişkin İnsanlar”, 2005 Istanbul filmekimin’de “Tutunamayanlar” adıyla gösterildi. Filmin ingilizce ismi ise “Dark Horse” olarak çevrilmiştir. (“dark horse” filmin 12. sekansının da adıdır aynı zamanda).

.