Archive for the ‘eğitim’ Category

Ne onlar başka tanrının çocukları, ne de biz…

Monday, October 20th, 2008

“Ne senden fazlayım / Ne senden az / Aynı macerada ayrı biraz / Gözle biçim biçim / Kalple anlar içim / Ayrı gayrı olmaz / Sen yoksan ben hiçim
Aç kardelen aç / Dağın olayım, suyun olayım / Göğün olayım aç
Her çiçeğin kar altından / Güneşe giden masalında / Yaşamak yeniden tazelenir / Yeniden anlamlanır / Işığa uzanırken kardelen / Kış rüyasından / Ümidin mucizesiyle / Sevince uyanır“  / Kardelen,  Sezen Aksu

10 yıl kadar önceydi. “Bir Dinazorun Anıları” adlı kitabı okuyordum. Kitabında Mina Urgan kendi hayatının seyrini değiştiren anı şöyle anlatır: Tren ile yaptığım uzun bir yolculuk esnasında tren istasyonlardan birinde durdu. Bu sırada camdan dışarıyı izlerken bir kız çocuğu gözüme ilişti. Ayakkabıları yok, üstü başı yırtık vaziyetteydi. Mendil satmaya çalışıyordu. Benim yaşlarımdaydı. O sırada aslında o kızın orada, benimde burada olmamın tek sebebi benim biraz daha şanslı olmam, ona ise bu şansın tanınmamış olması olduğunu anladım. Yani aslında benim burda, onun ise orada olması tamamen bir tesadüftü…”

Gazetelerden gözünüze ilişmiştir belki. Fatma Korkmaz’ın hikayesi. Yeni değil hikaye hergün bu hikayelere yeni Fatmalar, Ayşeler ekleniyor Anadolu’da…Cehaletin kör karanlığında daha açamadan solan binlerce çiçekten sadece bir kaçı. Bunlar görebildiklerimiz, duyabildiklerimiz. Bir de göremediklerimiz, duyamadıklarımız var, açamadan solan kayıp çiçekler var…

Siz hiç hiç düşündünüz mü?

O Fatma Korkmaz siz de olabilirdiniz…

15 yaşında -hayatın baharı diyemeyeceğim- hayatın daha başında, cehaletin kör karanlığında kaybedildiniz mi?

Bilin ki eğer o karanlıkta kaybolmadıysanız bu sadece bir tesadüften ibaret. Sadece bir tesadüften…

Ne onlar başka tanrının çocukları, ne de biz…

Ne onlardan fazlayız, ne de onlardan az…

……

Can Dündar’ın 20 Ekim 2008 tarihli yazısından öğrendim. Bakın ne diyor Can Dündar:

<alıntı başlangıcı>
Milliyet’in 2005’te başlattığı “Baba Beni Okula Gönder” projesi biraz da bu görüntülere son verebilmek içindi. Okula giden kızları, 15’inde zoraki evlendirmek, bekâret kontrolüne göndermek kolay olmazdı çünkü…

3 yıl içinde 110 bine yakın bağışçı, bu ideale 30 milyon YTL destek verdi. Bu sayede 7156 kıza 3 yıllık eğitim bursu sağlandı. 22 yurt, 9 okul yapıldı. Kızlar orada yaşamaya başladı. 3 bini takdir ya da teşekkür aldı. 26’sı üniversiteye girdi. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ile bir araya gelindi, 2008-2009 öğretim yılı için kızlara gereken burs miktarı belirlendi. Gereken yıllık tutar 400 YTL idi. Yani ayda 34 lira…

Lakin kriz bastırdı. Bazı destekçiler, burs vermekte zorlandı. 7 bin burslu kızdan 2 bin 500’ünün bursu tehlikeye girdi. Bu öğretim yılı için isimleri belirlenmiş olan 2500 kızın burs ihtiyacı henüz karşılanamadı. Okulların başladığı göz önüne alındığında bu ihtiyacın çok kısa sürede giderilmesi, bu kızların ortada bırakılmaması gerekiyor. Her bir bursiyer için ayda 34 lira lazım. Bizim Naz markete sordum, “İnsan, 34 lira burs verse, neden vazgeçmesi gerekir” diye: “Bir gece rakı sofrası kurmasalar, onun iki saatlik keyfiyle bir kız okur” cevabını verdi. Bir büyük rakı, bir büyük su, biraz çerez parasına bir ay okuyor kızlar… İster Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin Garanti Bankası Etiler Şubesi 6298640 No’lu YTL hesabına 1 yıllık bağış tutarı olan 400 YTL’yi tek seferde yatırın; ister “bababeniokulagönder.org” sitesinden otomatik ödeme talimatı vererek 34 YTL bağış tutarının 1 yıl boyunca her ay hesabınızdan çekilmesini sağlayın.

Fatma’ları yaşatalım! “
</alıntı sonu>

Hadi, taşın altına elimizi -gücümüz yettiğince- koyalım…

O Fatmalar, o Ayşeler biziz…

Ne onlardan fazlayız, ne de onlardan az…

Ne onlar başka tanrının çocukları, ne de biz…

Neşeli pazartesiler,
Erhan Ekici

Markopaşa - “Ne Inkılapçılık”

Friday, May 18th, 2007

Günümüzü daha iyi anlayabilmek için bazen dönüp eskiye gözatmak, eski defterleri karıştırmak insanı ilginç şeylerle karşı karşıya bırakırken günümüze kadar çok fazla şeyin de değişmediğini görmek çok iyi olmuyor. Hani bilirsiniz, gazetelerin vs..”Tarihte Bugün” başlıklı köşeleri vardır. Zamanında epey gürültü koparmış olayları bir-iki satır ile anımsatırlar. Mesela 13 Mayıs tarihi:

1940: İngiltere Başbakanı olan Winston Churchill ünlü konuşmasını yaptı: “Size kan, ter ve gözyaşından başka vaat edecek bir şeyim yok.”

Bugün daha iyi durumda sayılırız. En azından George W. Buş “kan,ter ve gözyaşı” dışında başka vaatlerde de bulunuyor: Özgürlük! Neyse efendim işte bu satırların arasında bir satır özellikle dikkatimi çekti:

1949: Yazar Rıfat Ilgaz, Cumhurbaşkanı’na hakaretten üç yıl, Mısır Kralı ve İran Şahı’na hakaretten yedi ay hapis cezasına çarptırıldı. Aziz Nesin de Mısır Kralı ve İran Şahı’na yayın yoluyla hakaretten yedi ay hapis cezası aldı.

Birazcık araştırdığımda Aziz Nesin için aynı konuda ve aynı dönemde İngiltere Kraliçesi (evet, evet geçenlerde George Buş’un “1776′dan beri aramızda” dediği II.Elizabeth’den bahsediyorum) de Aziz Nesin’e dava açmış. Ama Aziz Nesin _en azından II.Elizabeth’e hakaret hususunda_ suçsuz bulunmuş. Dava’ya konu olan yazılar’ı merak edenler aşağıdaki bağlantıdan devam edebilirler:

http://oykuleroykuculer.blogcu.com/403201/

Yukarıdaki yazılar “fırsat bulabildiği zamanlarda çıkan siyasi mizah gazetesi” Markopaşa’da yayınlanan yazılar. Derken kendimi Markopaşa,Merhumpaşa ve Malumpaşa dergilerinin yazılarını okurken buldum. (Markopaşa,Merhumpaşa ve Malumpaşa olayı bile basının durumunu ne güzel özetliyor)..

“Memleketimin siyasi havası, yüksek tempolu bir tenis maçından farksız ya bugünlerde” diye düşünürken 1940′larda nasıl olduğunu az çok özetleyen Sabahattin Ali’nin “Ne Inkılapçılık” başlıklı yazısı gözüme ilişti. Katılırsınız katılmazsınız o ayrı konu ama en azından siyasi ortamı, anlayan için özetlediğini söyleyebiliriz. Aman günümüzle ilişkilendirmeyin yazıyı. Ne alakası var canım günümüzle!

****************
Ne Inkılapçılık

İlköğretim seferberliği yapıldı. Memleketi kalkındıracak tek yol budur, dendi. Köy Enstitüleri’nde sahiden uyanık gençler yetiştirilecekti. Ümit verici adımlar atılmıştı. Bir de baktık, bu kültür yuvaları, eski medreselere rahmet okutan bir yobazlık baskısı altına alınıyor.

Teknik öğretim davasıdır diye bir reklamdır alıp yürümüştü. Milyonlar harcandı. Binalar yükseldi, yığın yığın makinalar getirildi. Bir de baktık, bu iş de uyuyuverdi.

Klasiklerin tercümesine başlanmıştı. Bütün kültür seven yurttaşlar, hür ve namuslu fikir dünyasına açılan bir pencere gibi, bunlardan temiz ve canlandırıcı bir hava alacaklardı. Bir de baktık, bu iş de yarıda bırakılıverdi. Şimdi okuma yazma düşmanları, “ciddi ve ilmi” eserler tercüme ettireceklermiş.

Hele istiklal anlayışındaki değişiklik? Davalarımızın haklılığına dayanarak, yüz milyonluk devletlerle başabaş ne vakar içinde konuşurduk. Şimdi yüzbinlik kukla devletleri etekliyoruz. Dün kovduğumuz yabancı simsarlara şimdi şaklabanlık ediyoruz. Din ile dünyayı ayırmıştık, şimdi devlet eliyle “münevver yobazı” yetiştirileceği söyleniyor. Sebilürreşatlar yeniden çıkıyor. Saymakla tükenir gibi değil ki…

Ne Inkılapçı insanlar; milletçe yirmibeş senede aldığımız yolu, yirmibeş haftada nasıl da gerisingeriye gidiverdiler.

Sabahattin Ali
Markopaşa, 24 Şubat 1947

***************

1940′larda da farklı şeylerden bahsetmiyormuşuz anlaşılan!

Yazıyı alıntılamamın sebebi günümüzdeki bazı söylemleri desteklemek veya karşı çıkmaktan ziyade günümüzün ortamı ile 1940′ların ortamını gösterebilmekti. Yok hani başka şeyler aranmasın diye…

Kitaplar hızla toplanıyor :)

Tuesday, August 1st, 2006

“100 Temel Eser - Hakkari Anadolu Öğretmen Lisesi’ne Kitap Yardımı” nda kitaplar hızla toplanıyor…2. gün itibariyle 50 kitabı geçtik. 10 gün içinde kalanlarının da tamamlanacağından şüphemiz yok artık :) Sizler birer kitap ile katılmak isterseniz benimle irtibata geçebilirsiniz. Eposta adresim erhan.ekici ~*[at]*~ gmail.com Çorbada benim de tuzum bulunsun diyorsanız:

http://www.erhanekici.com/?p=HAOL100temeleser

Arda Çetin, Esra Çakır, Arda Yalçıner, Seha Soylu, Müge Ersoy…Kitap desteğiniz için kocaman teşekkürler :)

Hakkari Anadolu Öğretmen Lisesi’ne Kitap Yardımı

Monday, July 31st, 2006

28 Temmuz’da web günlüğümde yazdığım “Orda bir okul var, uzakta…” başlıklı yazıyı müteakip 31 Temmuz, yani bugün “100 Temel Eser - Hakkari Anadolu Öğretmen Lisesi’ne Kitap Yardımı” kampanyamızı eşe dosta eposta atarak ve listeyi web sitesinde yayınlayarak başlattık. İmece usulü bu listeyi tamamlamaya başladık. İlk gün sonunda eş, dost yaklaşık 30 kitaplık kısmı kendi arasında paylaştılar. Bu 30 kitaplık kısmın bir bölümü elimize geçtide:) Kitapları şu an ben topluyorum, ay sonunda “100 Temel Eser” tamamlanınca kolileyip, destek verenlerin listesi ile beraber Hakkari Anadolu Öğretmen Lisesi’ne göndereceğiz. Sizler de birer kitapla katılmak ister misiniz?

——-
Hakkari Anadolu Öğretmen Lisesi Hakkari’de zor koşullar altında eğitim vermeye çalışan özverili öğretmenlerin ve yine zor koşullar altında bilgiye aç, ışıltılı öğrencilerin olduğu bir lise. O bölgedeki bir çok okul gibi onların da bir kütüphanesi maalesef yok. İlköğretim için tavsiye edilen 100 temel eseri, liseye gelmelerine rağmen hala okuyamamış öğrencileri ile eğitim sistemimizin hangi seviyelerde olduğunu gösteren örnek! bir okul…Düşünen, sorgulayan, öğrenen ve öğreten bir nesil için, geleceğin aklı hür, vicdanı hür yetişkin insanlarının bunları okuması gerekir. Dostoyevski, John Steinbeck, Victor Hugo, Nazım Hikmet, Rıfat Ilgaz gibi yazarların eserlerini okuyamadan liseden mezun olmak zorunda bırakılmamalılar. Buna hakkımız yok. Ağustos ayı sonuna kadar(yeni eğitim-öğretim yılı başlamadan) “100 temel eseri” arkadaşlar arasında imece usulu toplamaya çalışacağım. Bir senden iki benden derken listeyi tamamlamanın zor olmayacağını düşünüyorum. Eğer sizde yardım etmek isterseniz listeden bir kitap seçip bana e-posta ile bildirebilirsiniz. Kitapların yanında o kitabı bagıslayanların adları var. Lütfen henüz bagıslanmamıs kitapları seçelim. [http://www.erhanekici.com/?p=HAOL100temeleser]

——

NOT : Ali Işıngör, Yasin Kokarca, Burak Çatlı, Osman Solakoğlu, Onur Can Çakmak, Murat Nadastepe, Savaş Urhan…Kocaman teşekkürler :)