September 25, 2006 | No comment »
Ben onu ilk gördüğümde kaç yaşındaydım, hangi şarkısıydı hatırlamıyorum. Hatırladığım tek şey siyahlar içinde bir adam ve insanı büyüleyen bir ses…Biraz daha büyüyünce sesden öte sözlerde büyüledi beni…Seveni de var, sevmeyeni de, gittiği yönü beğenmeyenlerde var, eski halini tercih edenlerde…Evet o siyahlar içindeki adam “İlhan İrem”?…Tam 14 yıl sonra “Ayrılıkların da sonu var”? diyor… Orada olacağım :)
İlhan İrem / İki Duvar Arasında..
……
Sen orada iki duvar arasında
Sen orda duvarlar arasında
Kapılmalı / Unutmalı / Gitmeli…
Sen orada iki duvar arasında
Sen orda duvarlar arasında
Kapılmalı / Unutmalı / Gitmeli
Kanat Seslerine !
…….
Ayrılıkların da sonu var / İlhan İrem / 29 Eylül 2006 Cuma 21:00 / Harbiye Açık Hava Tiyatrosu
August 29, 2006 | 1 Comment »
Teknolojinin inanılmaz bir hızla kendini yenilediği ve inanılmaz bir hızla kendi kendini eskittiği bir dönemde alttaki fotoğrafa bakınca pek ilgi çekici gelmiyor olabilir ama o fotoğraf ki sinema sanatına uzanan yolda bir mihenk taşı olmuş. Sinematografiye uzanan yolun ilk taşlarından biri sayılmış. Eadweard Muybridge hareketin anlarını, kısa parçalarını inceleyen bir fotoğrafçı. Onun bu fotoğrafında kullandığı teknik ilginçtir aynı zamanda koşan bir atın ayaklarının bir an için tümüyle yerden kesildiğini kanıtlamış. Teknik bugün için çok basit : Bir yarış pistine yan yana yerleştirilen yirmidört fotoğraf makinesinden oluşan bir sistem ve koşan atın çok kısa aralıklarla çekilen yirmidört fotoğrafı.

Sabahın saat beşinde benim bunlarla ne işim var? Öyle uykunun gelip beni götürmesini beklerken Nilgün Abisel’in o muhteşem kitabını tekrar elime aldım : Sessiz Sinema. Sessiz Sinema sinemanın gelişimini hem tarihsel hemde kuramsal olarak ilk sesli filmin çekildiği tarihe kadar inceliyor. Tekrar tekrar okunası bir kitap..