Archive for the ‘microsoft’ Category

Patentler Üstüne Kısa Bir Film : Microsoft vs European Union

Tuesday, October 23rd, 2007

Ünlü Polonyalı yönetmen Krzysztof Kieslowski “A short film about killing” filminde ilginç bir konuyu ustaca işler. İnsanlarla bir türlü iletişim kuramayan kendi içine kapanık Jacek’in sebepsiz yere işlediği bir cinayetten yola çıkarak onu cinayet işlemeye iten sistemi ve Jacek’e ölüm cezası veren sisteminde aslında Jacek’ten yani bir katilden farkı olup olmadığını o enfes anlatımıyla sorar izleyenlere.

Takip edenler bilecektir Avrupa Birliği ile Microsoft firması arasındaki hukuk sürecini. Başdöndürücü bir hızla değişen teknoloji dünyasıyla kıyasladığımızda hikaye epey eski. Avrupa Birliği Microsoft firması aleyhine tekelleşme odaklı bir dava açmıştı. Dava’nın çeşitli aşamaları oldu. Birliğin rekabeti düzenleyen kanunlarına uymayan Microsoft firması bir dizi para cezası ve bu kanunlara uymamaya devam ederse pazarda yer bulamama tehdidi ile karşı karşıya kalmış, hukuk süreci ise para cezaları, bir sonraki celse vs. derken bugünlere gelmişti. Bu konuya daha önce günlükte Guardian Gazetesinden bir haberi ileterek kıyısından değinmiştik. [ AB'den Microsoft'a 9 Gün / 11.16.2006 ]

Microsoft firması, Avrupa Birliği’nin bu isteklerini -özellikle protocol, kaynak kodu, erişim bilgileri- rakip firmalarla ve özgür yazılım dünyası ile paylaşmayı reddetmiş, buna gerekçe olarakda bir takım ticaret ve patent kanunlarını göstermiş ve olsa olsa bazı bilgilerin %90′ını paylaşabileceğini ifade etmişti. Konuyla birebir ilgilenen Avrupa Rekabet Komisyonun Hollanda’lı üyesi Neelie Kroes ise ” ‘Bilginin yüzde 100′üne ihtiyacımız varken, yüzde 90′ını sağladık denmesi benim için pek etkileyici değil. Zaten bu bilgilerin bir kaç ay evvel aktarılması gerekiyordu’ diyor ve ardından da şu eklemeyi yapıp Microsoft’a gözdağı veriyordu: ”Avrupa rekabet kurallarına uyması için şirket üzerindeki baskıyı sürdüreceğim”.

Microsoft firması artan baskılar karşısında bir takım hilelere de başvurmadı değil. Mesela kendi patent ve kodlarını kullanacak firmalara bunu sağlayacağını beyan etti. Ardından ne yaptı? Elbette bunları sağladı ama ufak bir ayrıntıyla: Bu protokol ve kodları kullanmak için piyasa koşullarında epey yüksek sayılacak ücretler talep ederek.

Neyse sonuç olarak 22 Ekim 2007 tarihli Avrupa Birliği internet sitesinden ulaşılabilen Neelie Kroes’in basın duyurusunun önemli kısımlarını burada paylaşalım:

Press conference Brussels, 22nd October 2007

Ladies and Gentlemen

I want to report to you today that Microsoft has finally agreed to comply with its obligations under the 2004 Commission decision, which was upheld last month by the Court of First Instance.
….
I told Microsoft that its royalty rates were too high for the patents they claim are applicable to the interoperability information. In response, Microsoft has slashed its requested royalties for a worldwide licence, including patents from 5.95% to 0.4% - less than 7% of the royalty originally claimed.

I told Microsoft that the royalties for access to its secret interoperability information were unreasonable and had to be reduced. Microsoft has now abandoned its demand for a royalty of 2.98 % of revenues from software developed using licensed information. That percentage royalty has become a nominal, one-off payment of €10 000. This is all that has to be paid by companies that dispute the validity or relevance of Microsoft’s patents.
….
I told Microsoft that it had to make interoperability information available to open source developers. Microsoft will now do so, with licensing terms that allow every recipient of the resulting software to copy, modify and redistribute it in accordance with the open source business model.

I told Microsoft that it should give legal security to programmers who help to develop open source software and confine its patent disputes to commercial software distributors and end users. Microsoft will now pledge to do so.

Basın Duyurusunun Tam Metni - 22nd October, 2007
Introductory remarks on Microsoft’s compliance with March 2004 antitrust decision

Yazılım dünyası, hele hele, özgür yazılım dünyası için önemli olan bu gelişmeler bir yana, Avrupa Birliğini bu gibi kararlar almaya iten tekelleşme süreci hızla ilerlerken herhangi bir önlem almayan, özgür yazılım ve patentler konusunda samimi davranmayan, kendi uygulamaları sonucu oluşan durumu görüncede rekabet kurallarını uygulamayı akıl eden Avrupa Birliğini düşününce öylesine Krzysztof Kieslowski’nin filmi gelmişti aklıma…Öyle işte…

Mutlu ve güneşli salı günleri,

ODF versus OOXML (3) : Office Open XML’in Önlenebilir Yükselişi

Saturday, September 1st, 2007

Ünlü Alman tiyatro adamı Bertolt Brecht Nazi’lerin iktidara yürüyüş sürecini “Arturo Ui’nin Önlenebilir Yükselişi” adlı oyunla anlatır. Oyunun ismi ile bir gerçeğe özellikle vurgu yapar Brecht : Nazilerin yükselişi kaçınılmaz bir durum değil, önlenebilir bir yükselişti. Hitleri Arturo Ui ile, Alman sermaye sınıfını da karnıbahar tröstü ile eşdeğer kılarak söyler söyleyeceğini Brecht. Şimdi oturmuş, doküman formatları/standartları üzerine yazacak iken aklım yine tiyatroya kaydı. Hayra alamet olmasa gerek.

Konumuza yani doküman formatlarına dönelim biz. Open Document Format – ODF‘nin 2006 mayıs itibariyle ISO standardı olarak kabul edilmesi ertesi Microsoft kendi doküman formatınında ISO standardı olması için elinden geleni ardına koymuyor, hummalı bir çalışma içinde görünüyordu. Bu konuda günlükte daha önce çiziktirdiklemiz hikayeyi özetliyor: ODF versus OOXML ve ODF versus OOXML (2).

2 Eylül 2007 tarihinde ISO üyeleri Microsoft firmasının Office Open XML formatının ISO standardı olup olmamasını oylayacaklar. Dolayısıyla bir yanıyla çok önemli bir oylama. Aynı alanda ortak bir standard yerine iki standard olması ya da olmaması; işte bütün mesele bu.

(more…)

ODF versus OOXML (2)

Monday, July 16th, 2007

Kim demişse doğru demiş gerçekten; “Don’t let me down” şarkısını dinlerken bir şey okunmuyor, hasbelkader okunsa da bir şey anlamıyor insan okuduklarından. Hemen bu ikircikli duruma son verip kapattım müziği. Elim bile “emre itaatsizlik” yapmaya yeltendi de son anda kurtardım durumu. RSS beslemelerini okumaya devam. Son günlerin ”standartlar” dünyasında en hararetli konularının başında ODF-Open Document Format ile OOXML - Office Open XML doküman formatlarının “kapışması” var. Open Document Format bilindiği gibi ISO tarafından onaylanmış açık bir standart. (“Açık Standartlar” da ne ola ki diyenler şuradan : Açık Standart Nedir? Niçin Tercih Edilmeli ) Office Open XML ise henüz ISO onaylı bir standart olmayan ama ISO süreçlerinde halen değerlendirmesi devam eden ECMA onaylı bir doküman formatı.

Geçenlerde yine günlükte değindiğimiz, bazı kurumların ve özellikle de kamu kurumlarının (“standart ve genel kabul görmüş” formatlar konusunda hassas olan kurumların) sırayla ODF’den sonra OOXML formatını da “açık standart” olarak kabul edebileceklerini açıklamaları ODF ile OOXML arasındaki rekabeti iyice kızıştırdı. Gerek bilgi teknoloji süreçlerini basitleştirmek gerekse uyumluluk konusunda problem yaşamak istemeyen kurumlar ve organizasyonlar tercihlerini her ne kadar ODF’den kulanacaklarını açıklamış olsalarda eğer Microsoft firmasının OOXML formatı da ISO tarafından onaylacak olursa aynı alanda iki standart olacak ve yine her iki standartı desteklemek bir problem yaşatacak. (Office OpenXML neden ISO standardı olmamalı : http://www.hakanuygun.com/blog/?p=44 )

Microsoft firmasının doküman formatı konusunda son günlerde ODF’ye karşı kullandığı en güçlü argümanlardan biri de 324 sayfalık “Formula Definition” belgelerinin hazır olmasıydı. Çünkü ODF formatının “Formula Definition” belgesi henüz tamamlanmamış durumda. Buna dayanarak Microsoft firması kendi doküman formatının “açık bir standart” olduğunu, her türlü tanımlamanın ve özelliğin açık bir şekilde belgelendiğini iddia ederek ve geriye doğru uyumluluk konusunda “de facto” standart olmasının avantajını kullanarak “de jure” standart olmaya çalışıyor.

Fakat ufak bir problemi var galiba, çünkü iyi ay gibi kısa bir sürede hazırlamakla övündüğü bu “formula definition“ belgesi biraz (bilinçli veya bilinçsiz) yanlış bilgiler içeriyor. Eğer bu tanımlama belgelerine göre birseyler yaparsanız yandınız çünkü formüller sizi doğru sonuca götürmüyor.

http://www.openmalaysiablog.com/2007/07/mathematically-.html

Neyse söz konusu firma Microsoft olunca, bu gibi durumlar bizi şaşırtmıyor ama ”benim formatımda açık standard” dediği her cümlede insan kendini gülmekten alamıyor. Bundan olsa gerek ki OpenForum Europa adlı kuruluşta “önce bir açık standardın tam tanımını yapalım, öyle her önüne gelen -ben açık standardım- demesin” diyor. Haksız da sayılmazlar. OpenForum Europe adlı bu kuruluş geçenlerde “Dual Standards – More Choice or Less” isimli bir rapor yayınladı. Raporda özetle aynı alanda iki veya daha fazla standard olmasının rekabeti ve seçeneği arttırmayacağını, sektör ve son kullanıcı açısından bunun zararlı sonuçları olacağını gerekçeleriyle birlikte anlatıyorlar. “ODF varken OOXML’e ne hacet” diyorlar kısaca.

 

ODF versus OOXML

Wednesday, July 4th, 2007

Doküman formatları konusunda “Open Document Format – ODF” nin ISO standardı olarak kabul edilmesi doküman formatları konusunda özgür yazılım dünyası için, kapalı kaynak kodlu uygulama geliştiren firmalara karşı ve özgür yazılım dünyasının kendisi için büyük bir ilerlemeydi. ODF’yi destekleyen, dokümanları bu fotmatta kaydeden OpenOffice uygulaması içinde kamu ve/veya kurumsal kullanıcılara daha kolay ulaşabilmek anlamına geliyordu bu gelişme. Kamu ve kurumsal kullanıcılar için bunun ne anlama geldiğini kestirmek konusunda çok gecikmedi Microsoft firması. Tek format konusunda ODF’yi bir türlü kabullenmek istemeyen Microsoft, önce kendi doküman formatını geliştirdi ve ECMA standardı olarak tescil ettirdi ardından da bunun kabul görebilmesi için açık/kapalı bir hayli lobi çalışması yaptı. Ardından, daha önce yine günlükte haberini paylaştığımız Open XML Translator projesi…

ODF’nin ISO standardı olarak kabul edilmesi, ardından Belçika’nın ve ABD Massachusetts eyaletinin ODF yi standart format olarak kabul edip kullanacaklarını açıklaması açık standardları destekleyenler için güzel haberlerdi. Fakat henüz aradan bir yıl geçmemişken Massachusetts eyaleti Open XML’i de desteklediği ve destekleyeceği standartlar arasına almak niyetinde olduğunu duyurdu. Bu dönüşüm ile ilgili gerekçeler ve konuyla ilgili detaylar aşağıdaki bağlantılar takip edilebilir:

How a standard can kill a standard (OOXML versus ODF)
http://www.oreillynet.com/onlamp/blog/2007/07/how_a_standard_can_kill_a_stan.html

Massachusetts May Adopt OOXML - What Say You?
http://www.consortiuminfo.org/standardsblog/article.php?story=20070702101415578

Yazılara yapılan yorumlardan birini de aktaralım :)

OOXML is like VHS Videotape; ISO ODF XML is like DVD.
Indeed, a DVD player won’t play a videotape. But the future is with DVDs.

Meraklısına :

Comparison of OpenDocument and Office Open XML formats
http://en.wikipedia.org/wiki/Comparison_of_OpenDocument_and_Office_Open_XML_formats

*****