<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="WordPress/2.8" -->
<rss version="0.92">
<channel>
	<title>bir delinin hatıra defteri &#187; linux</title>
	<link>http://www.erhanekici.com/blog</link>
	<description>--- diary of a madman ---</description>
	<lastBuildDate>Sat, 27 Jun 2009 22:41:24 +0000</lastBuildDate>
	<docs>http://backend.userland.com/rss092</docs>
	<language>en</language>
	
	<item>
		<title>Internet Yasakları ve Zihniyet Meselesi</title>
		<description><![CDATA[Mustafa Akgül hocamın “İnternet Yasaklarıyla Mücadeleye devam!” başlığıyla başlayan ve “İnternet Yaşamdır” diye biten yazısı bize yine hatırlatıyor ki hala en temel haklardan birisi olması gereken internet ve internet içeriğine erişim bizim buralarda hala arkaik bir zihniyetin esareti altında. Şimdi burada 5651 sayılı kanunu veya erişim engellenmesine olanak tanıyan diğer kanun maddelerini tartışacak değilim.(Onları tartıştık [...]]]></description>
		<link>http://www.erhanekici.com/blog/2009/06/08/internet-yasaklari-ve-zihniyet-meselesi/</link>
			</item>
	<item>
		<title>AB Telekom Paketi, Bireysel Özgürlükler ve Yasaklar</title>
		<description><![CDATA[İlk çağlardan başlayarak bilgi çağı / bilgi toplumu dediğimiz evreye kadar kiros silindiri, magna carta ya da ingiliz yurttaşlar beyannamesi ve daha adını sayamadığımız onlarca gelişme nasıl köleliğin kaldırılmasından temel insan hakları kavramlarının genel kabul görmesine kadar geçen sürede önemli bir adım oluşturduysa, günümüzde süren haberleşme ve internet üzerine tartışmalar ve tartışmaların sonucunda ortaya çıkan [...]]]></description>
		<link>http://www.erhanekici.com/blog/2009/05/11/ab-telekom-paketi-bireysel-ozgurlukler-ve-yasaklar/</link>
			</item>
	<item>
		<title>atlantikte bir deli</title>
		<description><![CDATA[üç ay gibi kısa bir zaman aralığında  o güne kadar uğraştığım herşeyi ve herkesi bırakıp, buralara bu uzak diyarlara gelmiştim ve şimdi  yeni yeni başlayan yaz mevsiminin başlarında, ekim ayının ikisini üçüne bağlayan okyanus kokulu bir gecede, avenidas das amerikas yolunun niv york siti sentır alışveriş merkezi ile buluştuğu yere yüz metre kala [...]]]></description>
		<link>http://www.erhanekici.com/blog/2009/04/22/atlantikte-bir-deli/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Open Cloud Manifesto</title>
		<description><![CDATA[Bora Güngören&#8217;in “Bulut, Güvenlik ve Sanallaştırma ” başlıklı girdisini okuyunca aklıma geldi. Bora yazısında Bulut ve sanallaştırma ve güvenlik konularına değindi. Tabi benim aklıma hemen standartlar üşüşüverdi.
Bilgi teknolojileri emekleme aşamasını geçeli epey zaman oldu. Sistemlerin, yazılımların ve programların, bırakın başka sistemlerle ve yazılımlarla uyumlu olmasını kendi versiyonları arasında bile uyum sorununun hat saflarda olduğu dönemlerden, [...]]]></description>
		<link>http://www.erhanekici.com/blog/2009/04/10/open-cloud-manifesto/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Wall Street&#8217;de Bir Dedikodu&#8230;</title>
		<description><![CDATA[Oliver Stone&#8216;un Wall Street adlı filmiydi. Yanlış hatırlamıyorsam sahne şöyleydi: Wall Street&#8217;in paradan para kazanma uzmanı Mr. Gekko (Michael Douglos), geleceği parlak görünen yeni yetme broker Bud Fox&#8217;a (Charlie Sheen) Wall Street&#8217;e hisse senetlerinin değerlerinin günübirlik nasıl arttıracağına dair işin püf noktalarını gösteriyordu. Önce hedef şirketin düşük seviyelerdeki hisse senetlerinden bol miktarda alınıyor, ardından bir [...]]]></description>
		<link>http://www.erhanekici.com/blog/2009/03/19/wall-streetde-bir-dedikodu/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Hayatınız kimin elinde olacak?</title>
		<description><![CDATA[30 yıllık bir zaman dilimi insanlık tarihinin uzun yolu içinde matematiksel olarak belki bir nokta kadar bile yer işgal etmiyor. Altı üstü 30 yıl. Ama insanlığın ekonomik, teknolojik, sosyolojik ve politik  vb. bir çok alandaki uzun yürüyüşü içinde belkide en hızlı, en etkili yürüyüşü bu otuz yıl içinde oldu. Teknolojik değişimler, ekonomik değişimleri, ekonomik [...]]]></description>
		<link>http://www.erhanekici.com/blog/2008/12/22/hayatiniz-kimin-elinde-olacak/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Elma Hesabı ve Standartlar</title>
		<description><![CDATA[If you have an apple an d I have an apple and we exchange these apples then you and I will still each have one apple. But if you have an idea and I have an idea and we exchange these ideas, then each of us will have two ideas.” / George Bernard Shaw
Windows 98 [...]]]></description>
		<link>http://www.erhanekici.com/blog/2008/12/03/elma-hesabi-ve-standartlar/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Bilişim Sektörü ve Titicaca Gölü</title>
		<description><![CDATA[- Titicaca Gölü&#8217;nü bilir misiniz?
- Bilirim.
- Eskiden Titicaca Gölü buradaydı.
- Nerede?
- İşte burada.
Ve kolunu uçsuz 	bucaksız arazide gezdirdi.(*)
Fikrim budur ama zikrime karışma
Büyük ve nispeten saygın gazetenin köşe yazarı da, genel yayın yönetmeni de hatta muhabirleri de köşelerinden veya kendi yerlerinden haktan, hukuktan, Avrupa Birliği&#8217;nden bahsedip duruyorlardı. Doğal olarak adalet, hukuk, eşitlik, insanca yaşama gibi temel [...]]]></description>
		<link>http://www.erhanekici.com/blog/2008/11/29/bilisim-sektoru-ve-titicaca-golu/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Servis, Açık Kaynak, Kriz ve BT Harcamaları</title>
		<description><![CDATA[The Economist dergisinin geçen haftaki sayısında (2008 / 46) Sun ve Motorola şirketleri üzerine yazılan “Icons no more” başlıklı analiz bu firmaların karlarının azaldığını ve iş birimleri ile ilgili ciddi değişikler yapacaklarını belirttikten sonra şu cümleler ile bitiyordu:
&#8220;The troubles of these three titans suggest that the technology industry will look different after the recession. Open-source [...]]]></description>
		<link>http://www.erhanekici.com/blog/2008/11/16/servis-acik-kaynak-kriz-ve-bt-harcamalari/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Sansür ve TK&#8217;ya Açık Mektup</title>
		<description><![CDATA[&#8220;Basın, yayın ve haberleşme ile sinema ve kitap yapıtlarının hükümetçe önceden denetlenmesi ya da kısıtlanması işi.&#8221; ni sözlükler sansür olarak tanımlıyor. Türkiye&#8217;de sansürün kaldırılmasının 100.yılını geride bıraktık. Sansür “resmi” olarak 1908 yılında kaldırıldı. Ama gerek aradan geçen yüzyıllık süreçte, gerekse bugün hala sansürle mücadele ediyoruz ve hala birileri ille de “sansür” ille de “sansür” diyor. [...]]]></description>
		<link>http://www.erhanekici.com/blog/2008/11/10/sansur-ve-tkya-acik-mektup/</link>
			</item>
</channel>
</rss>
