Archive for the ‘internet’ Category

Knowledge Economy, Copyright and IP in Digital Age?

Tuesday, December 1st, 2009

When a law or policy draft process related to the internet or communication takes place in public, the question “What about the common/individual rights” comes to mind. But, this time, the process is not open to public. It is a little bit secret for some reason or other. What we are talking about is Anti-Counterfeiting Trade Agreement(ACTA).

What is it? The Anti-Counterfeiting Trade Agreement (ACTA) is a proposed plurilateral trade agreement for establishing international standards on intellectual property rights enforcement.(Wikipedia – ACTA)

copyrightAt the end of 2007, the United States, the European Community, Switzerland, and Japan announced the launch of ACTA. Since mid-2008, the Australia, Canada, the European Union, Jordan, Mexico, Morocco, New Zealand, the Republic of Korea, Singapore and the United Arab Emirates and maybe some other countries have been negotiating that trade treaty (ACTA) in a secret manner.

ACTA signatory countries say that they need improved international standards for actions against the increase in global trade of counterfeit goods and pirated copyright protected works. Secrecy in the process leads to us thinking of that they knew people would speak out against ACTA. Seemingly, the goal of ACTA treaty is to adapt copyright to the digital age. That doesn’t mean that there aren’t important details like anti-file sharing and net-filtering policies. There are.

There have been a lot of criticism since some leaked draft documents are available on the internet. Main concerns are secrecy of negotiations, legal scope, privacy and threat to free software.

“Although the proposed treaty’s title might suggest that the agreement deals only with counterfeit physical goods (such as medicines), what little information has been made available publicly by negotiating governments about the content of the treaty makes it clear that it will have a far broader scope, and in particular, will deal with new tools targeting ‘Internet distribution and information technology’ “Free Software Foundation(FSF) says in its “Speak out against ACTA” campaign.

La Quadrature du Net, an advocacy group that promotes the rights and freedoms of citizens on the Internet, criticizes ACTA from democratic process and internet neutrality perspectives:

“At a time when important debates are taking place on the need to adapt copyright to the digital age, this treaty would bypass democratic processes in order to enforce a fundamentally irrelevant regulatory regime. It would profoundly alter the very nature of the Internet as we know it by putting an end to Net neutrality“

Last week, Eddan Katz and Gwen Hinze from the Electronic Frontier Foundation, is the leading civil liberties group defending rights in the digital world, published an essay on ACTA in the Yale Law Journal of International Law Online. Their approach to ACTA is not just focused on civil liberties but democratic accountability, transparency, impact on knowledge economy, internet and innovation. From the essay :

“…IP enforcement isolated from innovation policy ignores the legal flexibility that enables information technology to emerge, obstructs access to knowledge, and threatens citizens’ civil liberties.”

“The confidentiality rationale fails most significantly from a public policy perspective. Transparency is necessary for balanced policymaking that serves the needs of all stakeholders in the knowledge economy.”

“…It will also restrict the global flow of information by regulating, and potentially criminalizing, the next generation of innovative network technologies…

I am not a citizen of ACTA signatory countries but I know that this kind of agreement will be a starting point for future [inter]national agreements/regulations. If you are a citizen of signatory countries, you can “speak out against ACTA” before 2010.

http://www.fsf.org/campaigns/acta/

Have a nice day,

because that’s where the private data is..

Monday, November 23rd, 2009

Bir şehir efsanesine göre ünlü hırsız Willie Sutton neden banka soyduğu sorulduğunda -daha sonra yönetim alanındaki activity-based costing(ABC) kuralında da kullanılan- şu meşhur cevabı vermiş: “because that’s where the money is”…

Dijital dünyanın hayatımızın her alanına nüfuz ettiği bir dönemde artık hırsızlar paranın olduğu yeri değil, “verinin / bilginin” olduğu yeri gözlerine kestiriyorlar. Bunun son örneklerinden biri telekom sektöründe bir kişisel veri hırsızlığı. Hem de öyle böyle değil, alanındaki en büyük hırsızlıklardan biri.

İngiltere’deki T-Mobile telekom operatörünün bir çalışanının yüzbinlerce kullanıcıya ait kişisel verileri çalıp, rakip şirketlere sattığı ortaya çıktı. İngiliz The Guardian gazetesinin haberine gore T-Mobile’da bu hırsızlığı doğruladı. Konu ile ilgili kamu görevlilerinin yaptığı açıklamaların ortak noktası bilgi hırsızlığı eyleminin cezalarının yetersiz olması.

Ceza konusu ayrı bir konu ama beni en çok ilgilendiren yüzbinlerce kişiye ait özel verilerin bilgileri dışında başkalarının eline geçmesi. Bundan 10 yıl önce e-posta adresi ve en fazla bir de kullanıcı adı gibi verilerimiz dijital dünyada bir yerlerde saklanırken(ya da saklanamazken) bugün e-postalarımızdan, fotoğraflarımıza, telefon kayıtlarımızdan, arkadaş listelerimize, videolarımızdan, vergi kayıtlarımıza hayatımıza dair hemen hemen herşey bir şekilde digital bir ortamda ve internet üzerinden “bir şekilde” ulaşılabilir durumda. Yani siz verilerinize ne kadar dikkat ederseniz edin, yine de o verilerin başkalarının eline geçmesine engel olamayabilirsiniz.

Durum sosyal ağlar söz konusu olduğunda daha tehlikeli. Birçok insana veri güvenliğinden bahsettiğinizde alacağınız cevap hemen hemen aynı oluyor: “Saklayacak bir şeyim yok”. Ama sorun birşeyleri saklamak değil ki..Bugün okuduğum başka bir haber tam da bununla ilgili. Depresyon gerekçesi ile izin alan ve sigorta tarafından giderleri karşılanan bir çalışanın facebook sayfasına koyduğu bazı fotograflarda gülmesi veya kumsalda görünmesi sigorta şirketini harekete geçirmiş. Sigorta ödemelerini yapmamış ve çalışanın sağlıklı olduğuna karar vermiş! Depresyondaki insanların tam da yapması gerekeni – yani dışarı çıkmak, kendisini iyi hissetirecek aktivitelere katılmak- yaptığı için cezalandırılan biri söz konusu. O fotoğraflara nasıl ulaşıldığı ayrı bir konu ama daha vahim olan fotoğrafların yorumlanması. Yani sizin sosyal ağlarda paylaştığınız bir kare fotoğraf, başkaları tarafından farklı şekilde yorumlanabilir ve sizi mağdur edebilir.

Siz siz olun kişisel verilerinizi hafife almayın. Umulmadık bir anda umulmadık bir şekilde karşınıza çıkabilirler.

Sahi Türkiye’de de bir zamanlar bir kişisel veri güvenliği yasası konuşuluyordu. Sahi ne oldu ona?

Iyi haftalar…

AB Telekom Paketi ve Bireysel Özgürlükler – 2

Friday, November 6th, 2009

Ne zaman internet veya haberleşme ile ilgili bir kanun gündeme gelse peşisıra “bireysel özgürlükler ne olacak” sorusu akla geliyor. Gerek içinde bulunduğumuz dijital çağın daha henüz başlarında olmamız gerekse bu dijital çağda nelerin temel hak sayılacağı tartışmalarının hala sürmesi yani bir anlamda kültürel/siyasi/bireysel alanda dijital hayatın insan hakları ile ilişkisinin tam oturmamış olması da bu endişenin oluşmasını tetikliyor. Bu konuda dönüm noktası sayılabilecek bir süreç son iki yıldır Avrupa’nın gündeminde.

Avrupa Birliği uzun bir süredir birliğin telekomünikasyon pazarını düzenlemek amacıyla bir telekom paketi üzerinde çalışıyordu. Daha rekabetçi bir telekom sektörü yaratmak, üye devletlerin rekabete aykırı davranışlar sergileyen büyük telekom firmaları üzerinde daha fazla kontrol elde etmesini sağlamak, telif haklarını korumak ve de tüketicileri korumak gibi amaçlar beyan edilerek yola çıkılan tasarı süreç içinde değişikliklere uğradı. Bu değişikliklerden biri son kullanıcıları doğrudan etkileyebilecek bir yasaklama barındırıyordu. Bu değişiklikle ilgili burada “AB Telekom Paketi ve Bireysel Özgürlükler ve Yasaklar” başlığıyla durumu özetlemiştik.

O zamanlar hala tartışılan ve bir taslak olan telekom paketi geçtiğimiz perşembe günü (05.11.2009) yapılan oturum sonrası son şeklini aldı. Paketin son şeklinde, büyük tartışmalar yaratan “mahkeme kararı ve/veya bilgilendirme olmadan korsan içeriğe erişen kullanıcıların internet bağlantılarının doğrudan kesilmesi” hükmü çıkarıldı ve internet erişiminin temel bir hak olduğu kabul edildi. Karar sonrası Avrupa Birliği’nin telekomünikasyon düzenlemelerinden sorumlu üyesi Viviane Reding konuyla ilgili yaptığı yorum da zaten konunun önemini gösteriyor:

Bu internet özgürlüğü kararının bir benzeri yok ve bu karar Avrupa Birliği’nin temel hakları çok ciddiye aldığının çok ciddi bir göstergesi”.

Gerek Avrupa çapında internet kullanıcılarından, gerekse tüketici örgütlerinden gelen tepkiler ve İsveç Korsan Partisinin karşı kampanyası sonrasında değiştirilen ve son şekli verilen paket konusunda hala farklı fikirler dile getiriliyor. Mesela bir çok tüketici örgütü ve İsveç Korsan Partisi paketin son hali için elden gelenin en iyisi yorumunu yaparken(bkz : İsveç Korsan Partisi Basın Açıklaması Press Release from the Swedish Pirate Party) bazı kesimler ise hukuki anlamda daha net ifadeler koyulmadığını ve bunun ileride problem yaratabileceğini dile getiriyor. (Europe only goes half-way in protecting Internet rights) The New York Times ise konuya iyimser yaklaşanlardan(E.U. Leaders Bolster Internet Access Protections). Konuyla ilgili çeşitli görüşler olsa da çoğu kesimin kabul ettiği gerçek “paket ile internet erişiminin temel bir hak olduğunun kabul edilmesi”.

Çok uzun ve zorlu bir mücadeleydi fakat en azından bütün taraflar kullanıcıların temel haklarının güvenceye alınması gerektiğini kabul etti.” Avrupa Tüketici Örgütünden Monique Goyens’in karar sonrası söylediği sözlerde sürecin ne kadar sancılı olduğunu gösteriyor. (EU offers hope to file-sharers)

Süreç tam anlamıyla sonlanmadı. Komisyonlarda son şekli verilen tasarı Avrupa Parlamentosunda ve Konseyinde onaylandıktan sonra yürürlüğe girecek. Bundan sonra en çok internet üzerinde daha fazla denetim isteyen Fransız ve İngiliz hükümetlerinin ne yapacağı merak konusu. Takip edenlerin hatırlayacağı üzere bu iki hükümet internet üzerinde daha fazla denetim için yasal değişiklikleri tartışıyor.

Dijital çağın henüz başlarındayız, birçoklarının dediği gibi dijital çağ henüz emekleme aşamasında. Birşeyi en çok tam da bu emekleme aşamasında biçimlendirebilirsiniz. O yüzden dijital haklar konusu önemli. Ve sivil toplum örgütlerinin ve son kullanıcıların haklarını korumak için yapması gereken çok şey var. Avrupa Birliği’nde elde edilen -görece- zafer bu anlamıyla da çok önemli bir gelişme.

Karar 5 kasımda çıktı, bizde V for Vendetta filminden bir cümle ile bitirelim:

Remember, remember 5th of November…

Konuyla ilgili Bağlantılar
European Union Press Releases – Agreement on Telecom Reform

The Wall Street Journal – European Parliament Agrees on Overhaul of Telecom Rules

The Independent – File sharers win as EU agrees on web users’ rights

The New York Times – E.U. Leaders Bolster Internet Access Protections

BBC News – EU offers hope to file-sharers


PC World – EU Breaks Deadlock in Debate Over Right to Internet Access

Neşeli Cumalar,
Erhan Ekici