Archive for the ‘internet’ Category

Özgür Dünya ve Büyük Birader

Tuesday, July 17th, 2007

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, develer tellal iken pireler berber iken, ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken uzaklarda, çok uzaklarda bir ülke varmış. O ülkenin bir halkı, o halkın da bir kralı varmış.

Devir “özgür dünya” devriymiş, bu “özgür dünya” denen şey o kadar beğeniliyormuş, o kadar beğeniliyormuş ki her eve, her okula girmiş. Girmedik mekan, konuşulmadığı sohbet kalmamış. İnsanlar “özgür dünya” ile iletişim kurup, her işlerini “özgür dünya” ile yapar olmuşlar, yorulmadan her işlerini “özgür dünya” ile yapar, sevdiklerine onun sayesinde hemen ulaşırlarmış. Normal ortamlarda söyleyemedikleri, paylaşamadıkları fikirleri(ee kelle var işin ucunda), “özgür dünya” da paylaşırlarmış. Sohbet, değiş-tokuş (alışveriş henüz icat edilmemiş yazık onlara), eğitim derken onun varlığı her alanı etkilemiş. Bu “özgür dünya” denen şey aynı zamanda epey faydalıymış anlayacağınız.

Ama bu “Özgür Dünya” epey pahalıymışda. Hatta dünyadaki en pahalı “Özgür Dünya” imiş onlarınki. “Buna rağmen insanlar ne edip ne yapıp ediniyorlarmış bu “Özgür Dünyayı”. Çok, çok uzak diyarlarda bir deprem oluncada kesiliveriyormuş “Özgür Dünyaları”..

Bu kadarı insanları tatmin etmemiş olacak ki artık onu yanlarında, ceplerinin bir kösesinde ister olmuşlar. Onsuz gezmek ayıp, o olmadan yellenmek günah sayılmaya başlanmış. Pek tabi insanlar vefakar, kendilerine bu kadar faydalı olan “özgür dünya” yı tabiki sevecekler, tabiki yanlarında taşıyacaklar.

“Kral çıplak” demek isteyenler bile soluğu “özgür dünya” da alıyorlarmış.

Gel zaman git zaman, kral ve kraldan daha fazla kralcı olanlar bu “özgür dünya” nın “özgürlüğünden” pek hoşlaşmamışlar. Ama bunu doğrudan da yasaklamak istememişler, onlarda bu “özgür dünya” yı kendileri için kullanmaya karar vermişler.”Bu devirde kim çıkacak” davul çalıp da ‘eyyy ahaaalii, duyduk duymadık demeyin’ diye ramazan davulcusu edasıyla bağıracak. Gönder ahaliye bir ÖDM (özgür dünya mesajı) olsun bitsin. Zararlı işler yapanları kim ayaklarına kara sular ininceye kadar arayacak,’al kulun ÖDA sını (Özgür Dünya Adresi) bitsin’ diye düşünmüşler. Kral’ın hoşlanmadığı yazılar mı var, hiç sorun değilmiş. ÖDÖM (Özgür Dünyayı Özgürleştirme Merkezi) o yazıların yerine hemen Kral’ın bir fotoğrafını koyar, altına da yazarmış: “BÜYÜK KRALIN GÖZÜ SENDE” diye. (Yok yok George Orwell daha doğmamış, Bin Dokuz Yüz Seksen Dört ise henüz basılmamış o ülkede)

…..

http://kampanya.org.tr/sansur/
***

You click, we stack, you get

Monday, April 2nd, 2007

Hemen belirteyim : başlık bana ait değil, gugıl’a ait. Bugun 1 Nisan’dı. Orda burda “yok canım bu kadar da olmaz” denilecek ne kadar inanılmaz şey varsa günün Nisan 1 olduğunu hatırlayıp gülümsedik. Ama konu gugıl olunca şaka mı gerçek mi? ayırt etmek kolay olmuyor.
Gugıl diyor ki “You click, we stack, you get” yani epostalarınızı “posta” olarak almak ister misiniz? (şaka mı değil mi, ayırt edemedim :) )

gmail_paper2

Is it free?

Yes. The cost of postage is offset with the help of relevant, targeted, unobtrusive advertisements, which will appear on the back of your Gmail Paper prints in red, bold, 36 pt Helvetica. No pop-ups, no flashy animations—these are physically impossible in the paper medium.

How about attachments?

All part of the deal. Photo attachments are printed on high-quality, glossy photo paper, and secured to your Gmail Paper with a paper clip. MP3 and WAV files will not be printed. We recommend maintaining copies of your non-paper Gmail in these cases.

Is there a limit?

You can make us print one, one thousand, or one hundred thousand of your emails. It’s whatever seems reasonable to you.

But what about the environment?

Not a problem. Gmail Paper is made out of 96% post-consumer organic soybean sputum, and thus, actually helps the environment. For every Gmail Paper we produce, the environment gets incrementally healthier.

Yok canım, daha neler :)