Ne de olsa İNSANIM / Ben,Sen,O…Biz!
Tuesday, September 16th, 2008Bugün ne başlık ne de yazı bana ait. Başlık da yazı da Anadolu’nun kah o köşesi kah bu köşesi dolaşıp edebiyat öğretmenliği yapan, elinden geldiğince iyi öğrenciler yetiştirmeye çalışan ablama ait. Elektronik posta kutuma gönderdiği bu yazıyı sadece kendim okuyup orada bırakmaya gönlüm razı olmadı. Yazı kendimizi, bizi, yani insanı anlatıyor.
—-
Ben,Sen,O…Biz!
Çok zaman oldu yaşadığım…Tarihini bile artık tarih kitaplarından takip eder oldum. Çok yol aldım, çok değiştim ve değiştirdim çok şeyi. Öncelerimi anımsamakta güçlük çekiyorum ama çok doğaldım sanırım, ilkeldim hatta. Rastlantısal deneyimlerle sürdürüyordum varlığımı. Ve erken, bazen çok erken ölüyordum. Ayakta kalmak adına yalnızca kendimle değil doğayla da savaşıyordum. Şimdi dönüp baktığımda savaşı kazananın ben olduğumu anlıyorum. Çünkü doğayı hakimiyetim altına almayı başardım. Artık öldüren o değil benim! Şimdi ilk zamanlarıma dönüp haykırsam “Ben kazandım” diye acı acı güler miydim kendi halime? Öngörü eksikti o zamanlar bende. Şimdiyse galiba geç kaldım.
Çok zaman oldu yaşadığım…Sayamayacağım zamanlar geçti benden. Tüm öğrendiklerimi biriktirdim. Biriktirdiklerimi ise hep saklayıp aktardım. İçimdeki var olma isteği o kadar güçlüydü ki bu uğurda kendimle bile savaştım. Sayısını hiç tutmadığım kez öldürdüm kendimi. Bazen ölümler acı verdi, bazen ise hiç umursamadım. Törenle gömdüm yine de hepsini. Nasılsa her defasında ayakta kalacaktım. Bazen merhametli oldum, bazense çok acımasız. Kendime kıydığım anlarda gözümde kan birikintileri oldu ama hiç ağlamadım. Silahlar icat ettim, daha iyi ve kesin ölümler için. Kimi kez yaktım ölülerimi, kimi kez mumyaladım. Güçlü yanım, her defasında zayıf yanımı yendi, bazen de katletti. Oysa hepsi daha iyi bir dünya içindi. Ya da ben buna inanmayı tercih ederek kendi kanımı dökmenin avuntusunu yarattım, sonraki “ben”ler için.
Çok zaman oldu yaşadığım…Dünyanın her yerine yayıldım. Her coğrafyada ayak izlerimi bıraktım. Çok ilerledim. Durmam gerektiğini söyleyen içimin sesini susturdum hep. Çünkü hiç doymak bilmedim. Hala da açım. Kendime açım, dünyaya açım. Kendi oluşturduğum tüm güzellikleri zamanla birlikte yok ettim, daha güzellerini yapmak için. Yaptım da…Ödediğim bedelleri soran yanlarımı törpüledim bazen,bazen de yok ettim.
Bana dair her şeyi “normal” karşılayana kadar kendim, durmadım. Artık adımı andığımda, yaptığım ne kadar kötü ve çirkin olursa olsun, “Olabilir” diyor diğer yanlarım. Kendimi şaşırtmıyorum artık. Kötüyüm, iyiyim, güzelim, bazen de çok çirkin. Anlayışlıyım, çok katıyım. Merhametliyim nadiren de olsa, kendimi ezecek kadar da acımasızım aynı zamanda. Yaralarım kendimi, oluk oluk kanarım. Sonra yine kendim sararım yaralarımı! Doğururum kendimden milyonlarca. Doğurduklarıma sonra kıyarım, hesabıma gelmezse. Öfkeliyim, sakinim. Ben HER ŞEYİM!
Ne de olsa İNSANIM..!Ben İNSANLIĞIM!
Ayla Ekici Yıldız




