Archive for the ‘ozgur yazilim’ Category

Değişen Koşullar

Thursday, April 2nd, 2009

Ortaya başarılı bir “şey” çıkarmak, bu durumu sürdürülebilir kılarak alanında hatırı sayılır bir başarı yakalamak zor iş. Bir fikri bulmak, geliştirmek ve bunu gerçekleştirmek yetmiyor. Bunların yanında bir “strateji” geliştirmeniz gerekiyor. Değişen koşullara adapte olabilecek bir yapınızın / işleyişinizin olması gerekiyor. Hele konu birde “bilgi” ise yani durmadan büyüyen bir “şey” ise işiniz giderek zorlaşıyor.

90′lı yılların ortasında Microsoft firması hem teknolojik gidişatı iyi okumuş, hem de yakın zamanda bu teknolojik değişimin getireceği kullanıcı alışkanlıklarının değişeceğinin doğru zamanda farkına varmıştı. O güne kadar evlerde / kütüphanelerde ne zaman bir bilgiye ihtiyaç olsa başvurulan, 80′li, 90′lı yılların popüler hazineleri olan ansiklopediler, bilgisayarların yaygınlaşmasıyla birlikte -eğer dijital ortamda sunulurlarsa- farklı bir biçim alabilirdi. Sonuçta sayısal ortamda hem bilgiye ulaşmak çok daha kolay olacak hem de kağıt ortamının kuru ve değiştirilemez ortamından çıkarak, sayısal ortamın daha etkileşimli, daha görsel ve daha kısa sürede güncellenebilen platformuna taşınacaktı. İhtiyaç belli, tespitler doğru idi. Microsoft hamlesini yaptı ve birbiri ardına birkaç ansiklopedi firması satın aldı, bazıları ile işbirliğine girdi. Sonuçta karşımıza “Encarta” isimli sayısal ansiklopediyi getirdi.

2000′li yılların hemen başında Jimmy Wales ve Larry Sanger çalıştıkları bir proje olan sayısal ansiklopedi “nupedia” için bir nevi bilgi deposu olacak bir alt proje başlatırlar. Nupedia ansiklopedi projesinde editörler profesyonel ve sınırlı sayıda iken yeni proje için bir “wiki” yapısı öngürürler. Katılıma açık, herkesin katkıda bulunabildiği -yani sınırsız sayıda editörünüzün olduğu- bir yapı ile başladıkları yolculuk aynı yıl ana projeyi bile geride bırakacak bir hızla yayılır ve ilerler. Sonuçta, bir zamanlar “nupedia” adlı ansiklopediye “tavşan” olsun diye başlanan bir projeyi bugün biz wikipedia adıyla kullanıyoruz.

Bir tarafta Encarta, bir tarafta wikipedia. Encarta sınırlı dil desteği, içerdiği başlık sayısı ve daha bir çok alanda wikipedia’nın yanına bile yaklaşamadı. Yaklaşık 8 yıl erken başladığı yarışta, bir “wiki” ye yenildi. Wikipedia bugün dünyanın gelmiş geçmiş en büyük ansiklopedisi iken Encarta, Microsoft’un mart ayında aldığı bir karar ile emekli oluyor hem de şu gerekçelerle:

“microsoft’un resmi açıklamasında, encarta’nın kapatılmasına neden olarak insanların günümüzde bilgiyi geçtiğimiz döneme göre çok daha farklı şekillerde yaratması ve çok farklı kanallardan tüketmesi gösterildi.”*1

Gerekçe belli açılardan doğru olmasına rağmen, encarta “benden bu kadar” derken, wikipedia’nın yoluna dünyadaki en kapsamlı ve güncel ansiklopedi olarak devam etmesinin sebebleri neler olabilir?

  • Lisansının herkesin katılımına ve katkısına izin veren, özgür lisanslardan GFDL olması,
  • Wiki yapısı ile yine herkesin kolayca bilgi eklemesine / düzeltmesine izin vermesi,
  • Topluluk yapısı itibariyle katılımcı bir yapıyı benimsemiş olması
  • Yine herkesin katkı sunabilmesi ve lisansı sayesinde değişen koşullara daha kolay adapte olması

olabilir mi?

———————————————-

1Microsoft, ansiklopedisini kapatıyor, NTVMSNBC, 1 Nisan 2009 Çarşamba,

Wall Street’de Bir Dedikodu…

Thursday, March 19th, 2009

Oliver Stone‘un Wall Street adlı filmiydi. Yanlış hatırlamıyorsam sahne şöyleydi: Wall Street’in paradan para kazanma uzmanı Mr. Gekko (Michael Douglos), geleceği parlak görünen yeni yetme broker Bud Fox’a (Charlie Sheen) Wall Street’e hisse senetlerinin değerlerinin günübirlik nasıl arttıracağına dair işin püf noktalarını gösteriyordu. Önce hedef şirketin düşük seviyelerdeki hisse senetlerinden bol miktarda alınıyor, ardından bir telefon numarası çevriliyordu. Aranacak numaraya isim vs gibi hiçbir detay verilmeden bir şirket ile ilgili kısa bir cümle kuruluyordu. Ardından birtakım zincirleme faaliyet başlıyor ve günün başında eldeki 2 kuruş, günün sonunda 20 kuruş oluyordu.

Wall Street filmi konumuzla zaten alakalı değil ama tabii bu gibi durumları gördükten sonra Wall Street’ten çıkan dedikoduların neye nasıl hizmet ettiği konusunda etraflıca düşünmek gerekiyor. Zaten bu son ekonomik krizle birlikte Wall Street’te yeni dünyada, sıradan vatandaş gözünde en büyük suçlulardan biri. Neyse finans benim alanım değil, boğulmadan ve boğmadan bu karanlık sulardan çıkıp teknoloji dünyasının tanıdık bildik sularına geçelim.

18 Mart 2009 tarihi itibariyle Sun Microsystems firmasının hisse senetlerinde gözle görülür bir artış oldu. İyi ama ekonomik anlamda iyi durumda olmadığı ve kısa vadede olamayacağı öngörülen Sun Microsystems’in hisselerindeki bu artışın sebebi neydi? Dedikoduya göre firmayı satın almak isteyen zengin bir müşteri var. Zengin müşteri kim mi? Big Blue – IBM.

New York Times‘ın 18 Mart 2009 tarihli haberini de görünce bu dedikodunun “yalnızca dedikodu” olmayabileceği” kanısı oluşuyor. Hele bir de IBM’in geçen aralık ayında “Transitive” isimli firmayı satın aldığını hatırlayınca. Transitive firması ne iş mi yapıyor. “Cross Platform Virtualization” (Solaris uygulamalarının Linux’a aktarılması konusunda lider durumdalar)

IBM donanım dünyasını terk-i diyar eylemeye çoktan karar vermişti. PC bölümünü Lenovo’ya satması, kendini yazılım alanına odaklaması ve ardı ardına yazılım firmaları satın alması IBM’in bu uzun soluklu stratejisinin parçalarıydı. Sun’un donanım bölümünü ne yaparlar, orası henüz net değil ama eğer dedikodu doğruysa bu satın almayı cazip hale getiren Sun’ın donanım bölümünden ziyade Solaris, Java, Cloud Computing, MySQL ve bunun gibi daha bir çok yazılım…Bunlar üzerine söylenecek çok şey var ama önce haberin doğruluğu bir teyit edilsin..Daha sonra bu birleşmenin Linux ve Özgür yazılım dünyasına ne gibi etkileri olacak gibi konularda çok şey söylenecektir.

Bu arada IBM’in konuyla ilgili “Söz gümüşse, sükut altındır” dediği buna karşılık Sun CEO’su Jonathan Schwartz‘ın “Kasaptaki ete soğan doğramam” mealinde açıklamalar yaptıkları kulislere sızan bilgiler arasında :-)

——

——

Tropikal yağmurlarda ıslanmamanız dileğiyle,