Archive for April, 2013

“Tuhaf Bir Erkek” ve Leyla Erbil’in Yolculuğu

Thursday, April 25th, 2013

Edebiyat alanındaki olağanüstü eserleri ve laik ve demokratik bir Türkiye yönündeki mücadelesi için bir şükran ifadesi olarak 2013 PEN Öykü Ödülü’nü usta yazarımız Leylâ Erbil’e sunmaktan kıvanç duyuyoruz. Yaratıcılığını bugüne dek aydın sorumluluğu ve hiç eksilmeyen gençlik coşkusuyla beslediği için kendisine teşekkür ediyoruz

Leyla Erbil

Leyla Erbil

Yukarıdaki satırlar 14 Şubat 2013 günü Fransız Kültür Merkezinde düzenlenen törende okunan PEN Yazarlar Derneği’nin bildirisinden. 82 yaşındaki Türk edebiyatı’nın yaşayan kraliçesi’ne PEN öykü ödülü verilmişti. Kendisi ise hastaydı ve törende yer alamamıştı.

Hastaneye kaldırıldığından haberdar olunca şöyle geçmişti içimizden: “82 yasindaki bu güzel kadin hastaymis. gecmis olsun Leyla Erbil! sağlikla, yeni öykülerle ve romanlarla dön!” ve sonunda dileğimiz gerçekleşmiş, Leyla Erbil yeni bir kitap ile geçtiğimiz hafta karşımıza çıkmıştı: “Tuhaf Bir Erkek”.

Lahzen (Kalan'dan)

Lahzen (Kalan’dan)

Leyla Erbil benim –bir okur olarak- çok ama çok geç keşfettiğim, bu gecikmeye hala da pişman olduğum bir yazar. Ekim 2011’de Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlarından çıkan ve 2012’nin en iyi romanları arasında sayılan “Kalan” romanı ile oldu tanışmamız. Döneminin tüm özelliklerine zıt, dönemiyle çatışma içindeki bir kadının –Lahzen- ve aslında da unutmaya inat hatırlamanın ve belleğin romanıydı “Kalan”. Kalan’nın bıraktığı tattan, yazın üslubunun özgünlüğünden ve yazınında hem biçemin hem de dilin sınırlarını zorlayan tarzından o kadar etkilenmiştim ki Leyla Erbil külliyatını okumak kaçınılmaz olmuştu.

“Tuhaf Bir Kadın” (1971), “Üç Başlı Ejderha” (2005), “Gecede” (1968), “Mektup Aşkları” (1988) ile devam etti Leyla Erbil okumaları. Dili ve o dilin sınırlarının ne kadar zorlanabileceğini görebilmek bambaşka bir okuma deneyimiydi benim için. Leyla Erbil ve Erbil’in dili önemli. Kendisi verdiği bir röportajda dil konusunda şu anısını paylaşıyor:

“1954-55 yılları olmalı. Taksime doğru ilerliyoruz, Galatasaray Lisesi önlerindeyiz ve Onat’la yan yana düşmüşüz, Türk edebiyatını nasıl yenileştireceğimizi tartışıyoruz. Ben, insanları anlatmakta yetersiz kalan bu dili, bu kalıpları değiştireceğimi söylüyorum. Onat’sa “Ben de o dili madrigallere dönüştüreceğim…” diyor.”

Her okumada Leyla Erbil’in aklında ve kaleminde gittikçe büyüyen ve devleşen bir edebiyat sözkonusuydu. Bilinçakışı yöntemini en yetkin kullanan, politik ifadelerden  kaçınmayan, yerleşik kelime dağarcığını her defasında en çok zorlayan, insanları anlatmakta yetersiz kaldığını iddia ettiği dili ve onun kalıplarını süphesiz en çok değiştiren, okura hiçbir zaman “fazlası” olmayan metinler sunan, yazdığı türü adlandırmanın çok da kolay olmadığı (yerleşik dili yetersiz gören Erbil, tür kalıplarını da elbette zorlayacaktı) eşsiz bir yazar. Hemen her kitabında din, aile, toplum, otorite, güç, iktidar ve benzeri yapıların dayatmalarını sorgulayan, onların tabularına karşı mücadele eden yılmaz bir kalem.

1971 yılında “Tuhaf Bir Kadın” kitabıyla ilk romanını yazmış olan Leyla Erbil, 82 yaşına geldiğinde okurlarına “Tuhaf Bir Erkek” şiir/ romanıyla tekrar “merhaba” diyor.

Tuhaf Bir Erkek’te gerek dil olarak gerekse biçim olarak yine alışılmışın dışında yazıyor Leyla Erbil. “Tuhaf Bir Kadın” romanıyla karşılaştırıldığında belki biraz daha az politik bir metin, biraz daha az “göndermelerin” olduğu bir metin. Leyla Erbil “Tuhaf Bir Erkek” te Hurşit, Zurşid, Mümin ve Bünyamin üzerinden tuhaf bir erkeği anlatıyor. Zaten bütün bu isimler de o tuhaf erkeğin evreleri. Kitabın önsözünde şöyle diyor Leyla Erbil:

“daha önce kalan’ı okumuş bulunan okurların
göreceği gibi bu anlatı kalan’dan doğmadır.

ancak kalan’ın kendi dil akışını bozduğu için oradan
kovuldu! bununla birlikte hem kalan’da bunun hem
bunda kalan’ın izleri kaldı.

tüm çakışan, benzer, örtüşen yerlerine karşın başka,
yeni bir anlatı olarak yazmış bulunuyorum bu
parçayı.”

“Tuhaf Bir Erkek” bir “Kalan” değil, “Bir Tuhaf Kadın” da değil ama gerek Leyla Erbil yazınının yolculuğuna tanıklık etmek gerekse onun o benzersiz ve farklı biçeminden tad almak isteyenler için güzel bir okuma.

Tuhaf Bir Erkek

Tuhaf Bir Erkek

 

Tuhaf Bir Erkek

Leyla Erbil

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

1. Baskı – Nisan 2013, Istanbul.

Neşeli perşembeler,