Servis, Açık Kaynak, Kriz ve BT Harcamaları

The Economist dergisinin geçen haftaki sayısında (2008 / 46) Sun ve Motorola şirketleri üzerine yazılan “Icons no more” başlıklı analiz bu firmaların karlarının azaldığını ve iş birimleri ile ilgili ciddi değişikler yapacaklarını belirttikten sonra şu cümleler ile bitiyordu:

“The troubles of these three titans suggest that the technology industry will look different after the recession. Open-source software will play a bigger role. Hardware-makers will have consolidated. And more of the industry will reside outside America, at least financially. In short, the recession will help the industry mature.”

The Economist özgür/açık kaynaklı yazılımların endüstride daha büyük bir rol oynayacağını söylerken elbetteki süregiden trendi ifade etmiş oluyor ama ekonomik krizinde diğer faktörlerle beraber Sun ve Motorola şirketlerinin dönüşümünün gerçekleşmesinde payı olacağını belirtirken ve ekonomik durgunluktan sonra teknoloji endüstrisinin değişeceğini söylerken, Sun ve Motorola ve daha bir çok şirketin ekonomik durgunluk daha başlamadan kendi iş yapış biçimlerini ve iş birimlerini yeniden yapılandırmaya başladıklarını gözardı edip, bunu söylemesi klişeden başka bir şey olmuyor. Neyse..

Görkem Çetin‘in “Kriz, açık kaynak kodlu yazılımlara yaramayacak” başlıklı değerlendirme notu / yazısı, ardından da Bora Güngören‘in aynı konudaki yorumu özgür/açık kaynak kodlu uygulamaların – özellikle ekonomik kriz dönemlerinde bilahare dillendirilen- salt maliyetleri sebebiyle tercih edilemeyeceğini belirtiyor. Bu anlamda konuya bakış klişelerin dışında ve okunmaya değer.

Gerek Görkem’in gerekse Bora’nın belirttiği temel noktalara katılmakla beraber benim üzerinde durmak istediğim asıl nokta BT harcamaları. Yani bu harcalamaların hangi kalemlerden oluştuğunu bilirsek ve hangilerinin vazgeçilmez olduğunu, hangilerinin bir kriz döneminde vazgeçilebilir olduğunu veya hangilerinin ertelenebilir olduğunu görüp krizin nereyi daha çok etkileyeceğini veya krizin açık kaynak kodlu uygulamaları veya özgür/açık kaynak yazılım geliştiren firmaları nasıl etkileyeceğine dair daha doğru çıkarımlarda bulunabiliriz. Hem böyle bir bilgiyle BT / Telekomünikasyon sektöründe iş yapan firmaların diğer firmaların BT harcamalarının hangi alanlarda yüksek olduğunu görmeside kendi iş modellerini yeniden biçimlendirmelerini sağlayabilir.

Gartner‘in 2007 sonunda yaptığı bu araştırma sektörü takip edenler için şaşırtıcı sonuçlar içermiyor. Donanım, yazılım, BT hizmetleri, haberleşme ekipmanları ve haberleşme hizmetlerinden oluşan harcamalarda donanım ve yazılım maliyetleri eskiden olduğu gibi büyük dilimi oluşturmuyor. Hizmet alımı artık bu tip harcama kalemlerinde büyük yer kaplıyor. Dolayısıyla şimdi bu resme bakıp, kriz dönemlerinde firmaların açık kaynak kodlu uygulamalara geçmesini böylece maliyetlerini hissedilir oranda düşürebileceklerini söylemek / beklemek ne kadar gerçekçi. Tabi bunu söylemek açık/özgür yazılımların maliyet avantajı olmadığı anlamına gelmiyor. Özgür/açık kaynak kodlu yazılımları tercih etmenin kapalı uygulamaları tercih etmekten daha az maliyeti olacaktır ama bu maliyet farkı ve kurumların yandaki tablodadan görüleceği gibi yazılım kalemlerinin hacmini gözönüne aldığımızda çok büyük anlamlar taşımıyor. İşte bu noktada servisler ve o servisleri sağlayanların açık kaynak kodlu uygulamalar temelinde bu servisleri sağlayabiliyor olmaları hem servis sağlayan şirkete rakipleri karşısında bir miktar maliyet avantajı sağlayacaktır hem de bu servisi alan şirkete. Ama bu tip bir dolaylı ilişkiler zinciri söz konusu olduğunda da kriz var diye firmaların özgür / açık kaynaklı uygulamaları veya servisleri tercih etmelerini beklemek gerçekçi olmuyor. Çünkü servis sağlayıcının servislerini özgür / açık kaynaklı hale getirmesi ve daha sonrada bu servisini alacak müşteri bulması, onu ikna etmesi zaten krizin süresiyle hemen hemen eşit oluveriyor.

Özgür / açık kaynak kodlu uygulamaların ve ekosistemin kendi gerçek gücünü göstermesi ve yaygınlığını / kullanılırlığını arttırması kriz dönemlerinde önceye oranla ne artacaktır ne de azalacaktır. Normal artış trendinde devam edecektir. “Cloud computing”, service outsource (mesela firmaların artık email sunucu kurulumu/bakımı/sunucusu/donanımı) gibi işlerle uğraşmak yerine bu hizmeti bir firmadan alması gibi trendleri düşündüğümüzde özgür / açık kaynak kodlu yazılımlar yaygınlaşmaya / kullanılmaya çok uygun ortamlar bulacaklardır elbette.

Neşeli pazarlar

Okuyucu yorumları ( 4 yorum )

  1. Erkan Tekman 'nin yorumu:

    Sevgili Erhan,

    Pek hızlı bir okuma ardından şu takıldı aklıma: Donanım ve yazılımın bilişim harcamalarında payının az olması burada sağlanacak tasarruflar için karar vericilerin “boşverin yahu, zaten oraya ne harcıyoruz ki, varsın tasarruf etmeyiverelim oradan da” sonucu mu doğuracak? Ya da kriz döneminde her kuruşun önemli olmasından hareketle tasarrufa işaret edecek her fırsata, kimi zaman kriz-dışı dönemleridekinden daha fazla risk alarak atlayacak mı aynı karar vericiler? Küçülen bir ekonomide fiyat performans oranını küçülten karlı çıkar, bu çok net…

  2. erhan 'nin yorumu:

    Elbetteki “boşverin yahu, zaten oraya ne harcıyoruz ki” demezler. Ama asıl vurgulamak istediğim nokta “ahanda kriz geldi, AKK uygulamalarına gün doğdu” anlayışının geçerli olmadığı. Yani ister arakatmanda isterse diğer çözümlerde açık kaynak geçişi yapmak sadece maliyetin tetiklediği bir durum olamaz, olmamalı. Çünkü ROI (Return of Investment) süresi bile kriz süresinden uzun olabiliyor. Kaldı ki geçiş, göç vb kararlar bir çok etkenin biraraya gelmesi ile alınan kararlar. Mesela maliyet bunlardan sadece biri. Stratejik olarak tek sağlayıcıya bağımlı olmamak istemek, açık standartlarla uyumlu altyapı hazırlamak, güvenlik, TCO (Total cost of ownership) falan filan..Bunların hepsini düşünmek gerekiyor.

    “Kriz var hemen AKK’ya geçelim” demek yerine, planlı bir şekilde yazılımları AKK ya geçirmek, servis anlamında da alınan servislerin AKK tabanlı ve uyumlu olması, servisi sağlayan firmalarında AKK tabanlı servisler sağlaması gibi tüm ekosistemi beraber düşündüğümüzde daha iyi sonuclar alınacaktır. Kriz dönemlerinde sadece yazılım maliyetlerine odaklanmak Bora’nın ve Görkem’inde belirtitği gibi çok aman aman bir fark yaratmıyor. Firmalar kısa vadeli kurulum/alım/yazılım vb durumları erteleyebiliyorlar, indirim isteyebiliyorlar..

    Sonuçta büyük resme bakarak, alınan servis, yazılım, bakım vs her turlu BT sürecine bakarak planlı yapılacak bir AKK geçisi daha gerçekçi gibime geliyor :) Ve elbetteki fiyat/performans küçültme gerekiyor ama olaya sadece yazılım anlamıında baktığınızda ne kadar fazla fiyat/performans sağlayabilirsiniz? Onun yerine donanım/yazılım/servis/bakım vs gibi daha bütünsel ve stratejik bakılsa sağlanacak fiyat / performans oranı daha büyük olmaz mı?

  3. Birisi 'nin yorumu:

    Tam da bunun üstüne gelmiş:

    http://rss.slashdot.org/~r/Slashdot/slashdot/~3/zd6zzdIfLQk/article.pl

  4. başka teknolojiler / başka dünyalar » Blog Archive » Ekonomik krizin açık yazılımlara etkisi 'nin yorumu:

    […] 2008 deki “Servis, Açık Kaynak, Kriz ve BT Harcamaları” başlıklı günlük girdisinde bakın ne demişiz : Görkem Çetin‘in “Kriz, açık kaynak […]

Yorum yap