Devrim, Anadol STC ve Pardus

Otomobil konusunda her normal insanın bilmesi gereken temel şeyleri bile bilmeyen, cahil denilebilecek kadar az bilgiye sahip bir insan olarak “benim neme lazım otomobil örneği vermek” diye geçiyor bir an aklımdan :) Uyku halini üstündem atmaya çalışırken okuyorum Gezegen Linux‘ u. Önce Ali Işıngör‘ün zevkle okuduğum günlük girdisi -hem Anadol STC’nin öyküsünü öğrenmiş oldum- ardından Erkan Tekman‘nın günlük girdisini. Her ne kadar bir an, “Erkan Tekman herhalde soyağacımı da çıkartacak bu gidişle” diye düşündüysem de korktuğum olmadı :)

Öncelikle bir durumu açıklığa kavuşturmakta fayda var. Ali Işıngör hocamın “son derece kıvrak ve zekice” bulduğu, Erkan Tekman’ın günlük girdisinde ki şu saptama:

“Ama benim kafama takılan Erhan’ın yazısının sonuna koyduğu Devrim otomobili resimleri; anladığım kadarı ile projeler arasında bir ilinti kuruyor ve belki de Pardus’un sonunun da benzer olmasından endişeleniyor. ”

Yazının sonuna eklediğim Devrim otomobili resimleri projeler arasında ilinti kurmak maksatlı değil, daha çok, bu topraklarda yaşayanların, basının ve belirli çevrelerin genelde hemen yanıbaşlarında olan gelişmelere hep bir küçümseme ve kompleks ile bakması, buna karşın uzaktaki herşeye de “pembe panjurlu ev hayali kuran çiftin romatik bir şekilde uzaklara bakması” durumunu eleştirmekti. Erkan Tekman’ında belirttiği gibi projenin bugün geldiği noktaya baktığımızda bile bu iki proje arasında bir analoji kurmak pek sağlıklı görünmüyor. Ayrıca Pardus‘un sonununda Devrim’in sonu gibi olmayacağı gün gibi ortada iken neden endişelenelim :) Bundan sonra ola ki bir daha otomobil projeleri ile Pardus’u kıyaslamak gerekirse diye “Anadol STC” resimlerini bir yerelere kaydettiğimizi de Erkan Tekman’a iletmiş olalım :)

Geçen günlük girdimizdeki “cetvelimizi” Pardus üzerinde dolaştırmaya devam edeceğiz.

Yorum yap