Archive for November, 2006

Linux kullanacağım. $100 ımı geri ver!

Sunday, November 26th, 2006

Açık kaynak kodlu işletim sistemleri kullanan bilgisayar meraklılarının kendilerine yeni bir bilgisayar satın aldıklarında ilk yaptıkları işlem var olan ön yüklenmiş sistemi formatlamak, bu sayede de linux vb. açık kaynak kodlu işletim sistemleri için rahat rahat top koşturabilecekleri taze alanlar oluşturmaktır. Yeni bilgisayarlarını alırken kullanmayacakları “MS Windows İşletim Sistemi” için de bir ücret ödemek zorunda kalmaları ise can sıkıcı bir durum. Diyelim ki yeni bilgisayarınızı aldınız.Ve farzedelim ki Dell marka bir dizüstü aldınız. Evinize güzelce teslim edildi. Karşısına oturdunuz ve bilgisayarı açtınız. İlk defa açıldığı için MS Windows için size bir takım lisans sözleşmelerini onaylayıp onaylamadığınızı sordu? Ne yapacaksınız? Evet diyip bu sıkıcı prosedürü bir an önce bitirmek hepimizin arzusu ama burada bir dakika durun. Bunun yerine Dave Mitchell adlı arkadaşın yaptığını yaparsak ne olur?:

When he started it for the first time, he clicked the box that said “no” on the Windows licence agreement that asked him to agree to its terms. The text of this agreement states users can get a refund for the “unused products” on their new computer if they get in touch with the machine’s manufacturer.

Dave Mitchell, yeni aldığı bilgisayarında açık kaynak kodlu Linux işletim sistemini kullanmak istediğinden MS Windows lisans sözleşmesine bir güzel “hayır” dedikten sonra, lokal Dell ofisine bir dilekçe ile başvurmuş ve $106 lık geri ödeme yapılmış kendisine. Kullanılmayacak bir ürüne para ödemek pek memnun kalınacak bir durum değil ve bu memnuniyetsizliği kağıda dökmek de o kadar zor değil. Geri ödeme taleplerinin artması umalım ki tüm üreticileri etkilesin ve onlarda sattıkları ürünleri kullanıcılarının tercihlerine göre seçeneklendirsinler.

Konuyla ilgili BBC haberine şu adresten ulaşılabilir:

User refund for no Windows option
http://news.bbc.co.uk/2/hi/technology/6144782.stm

AB’den Microsoft’a 9 gün

Thursday, November 16th, 2006

Guardian gazetesi 15 Kasım 2006 tarihli sayısında Avrupa Birliği Rekabetten sorumlu komisyon üyesi Neelie Kroes ile bir röportaj yapmış. BBC Türkiye sayfasında haberin özetinin özeti ise şöyle :

Microsoft’a uyarı

Guardian Avrupa Komisyonu’nun dün tekelleşmekle suçlanan Microsoft’a tüm yazılım kodlarını rakiplerine aktarması için dokuz gün süre vermesi ardından, kararın mimarı, rekabetten sorumlu komisyon üyesi Neelie Kroes ile görüşmüş. Kroes, Microsoft hakkında sabrının tükendiğini söylüyor:

“Kroes, ‘Bilginin yüzde 100′üne ihtiyacımız varken, yüzde 90′ını sağladık denmesi benim için pek etkileyici değil. Zaten bu bilgilerin bir kaç ay evvel aktarılması gerekiyordu’ diyor. Kroes Microsoft’a kin güttüğü suçlamalarını reddediyor; Avrupa rekabet kurallarına uyması için şirket üzerindeki baskısını sürdüreceğini belirtiyor.”

Neelie Kroes’in söylediklerini Microsoft‘un dikkate alması gerekecek çünkü Neelie Kroes’in selefi Mario Monti 2004 yılında Microsoft şirketine 497 milyon euro ceza kesmişti. Evet “bilginin yüzde 100′üne ihtiyaç varken, yüzde 90′ı neye yarar” değil mi?

Keşanlı Ali Destanı

Sunday, November 5th, 2006

“Morgol gömlek giyerdi / Gümüş köstek takardı / Hafif şehla bakardı / Yaktı mı kalpten yakardı
Kaşta bıçak yarası / Yüzde halep çıbanı / Kurşun yemiş ayağı / Belli belirsiz aksardı”

kesanli

Türk Tiyatrosu’nun kilometre taşlarından biri “Keşanlı Ali Destanı” adlı oyun bugünlerde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda Yücel Erten rejisiyle seyirci karşısında. Kendi adıma adını duyduğumda bile heyecanlandığım çok güzel bir eserdir Haldun Taner‘in eseri.

“Sineklidağ burası / Şehre tepeden bakar / Ama şehir ırakta / masallardaki kadar
Her cins insan var burada / Çalışkanı tembeli / Dört bucaktan gelmişler / Hırlı hırsız serseri”

Bakın Zehra İpşiroğlu “Tiyatroda Devrim”(*) adlı araştırma kitabında oyun metni hakkında ne demiş:

Geleneklerden kaynak olarak yararlanma, onları çağdaş bir anlayışla yoğurma, biçimlendirme anlamına geliyor. Taner de bu yapıtında halk tiyatrosunun göstermeci özelliklerinden özellikle gülmece, taşlama ve türlü söz oyunlarından oluşan geniş kapsamlı bir güldürü anlayışından yola çıkarak çok güncel, çok çarpıcı bir sorunu gündeme getiriyor: Otoriteye bağımlılık. Bir gecekondu ortamının kapalılığı içinde kendilerine bir kahraman miti yaratan insanlar bizim halkımızı simgeler. Gerçekleri göremeyen ya da görmek istemeyen kurtuluşu boş düşlerde arayan halkımızı.Oyundaki yan temalar, Yusuf ile Zilha’nın aşkı, gecekondu ortamıyla zengin kesimin karşılaştırılması, bürokrasi, rüşvet, hile, dolandırıcılık temeli üzerine kurulmuş çarpık bir politik çarkın gösterilmesi, bireysellik bilincinin gelişmemiş olduğu bu kurak ortamın göstergeleridir.

“İnsanoğlu böyledir / Kendini birşey sanır / Kıl aldırmaz burnundan / Böbürlenir kabarır
Herkes bir yerde üstün / Kabul amenna peki..
Haydut yol çevirirken / Banker çek karalarken / Haspa saç taranırken / Despot kaş çatınırken…

Kimi soyunup büyür / Kimi giyinip büyür / İnsanoğlu böbürlü / Yaradılış ne denir”

Haldun Taner’in, Bertolt Brecht’in Epik Tiyatro anlayışı ile geleneksel Türk Tiyatrosunu harmanlayarak yaratığı bu eser, gülmece öğesini biraz fazlaca ve başlı başına güldürme amacıyla kullanımı sonucu “kahraman yaratma mitosu ve otoriteye bağımlılık” olan asıl temasını birazcık belirsizleştirmiş de olsa Türk tiyatrosunda epik oyun tarzının en güzel ve canlı örneğidir.

“Menur terfi düşünür / Amir prim sezinir / Doçent kürsü aranır / Fakir pis pis kaşınır
Herkes hesap peşinde / herkes hesap peşinde / herkes hesap peşinde”

2001 yılında üniversite tiyatrosunda sergilediğimiz bu oyun için o zaman şunları yazmışım:

oyun üzerine:

Türk Tiyatrosu adına bir kilometre taşı niteliği taşıyan Haldun Taner’in “Keşanlı Ali Destanı”, adlı oyunu epik tiyatronun da en güzel örneklerinden biridir. Oyunumuzda, toplumun kendine ille de bir kahraman yaratma ve ona tapınma ihtiyacı trajikomik bir açıdan ele alınmaktadır. Büyük kent ölçeğinde pek farkına varamadığımız bu olay, bir gecekondu ortamına aktarılınca bütün sivriliği ile belirmekte ve gülünçleşmektedir. Bu yadırgama üslubu içinde yapılan toplum eleştirisi ön plana çıkmaktadır.

Toplumların kahraman yaratma ihtiyacı tarihin her döneminde varolagelmiştir. 1960′larda ülkemiz gerçeklerine göre yazılan bu metnin, 1980′lere, hatta 2000′li yıllara geldiğimizde ne denli güncel olduğunu görmek bizim için maaledef trajik bir durumdur. Taner’in toplumumuzu ne kadar da doğru analiz ettiğini şu sözleri özetlemektedir:

“Bir düne bak
Bir bugüne
Hey gidi günler hey
Az gittik uz gittik
Bir de döndük baktık ki
Dostlar
Olduğumuz yerdeydik.”

Zaman ilerliyor, toplum yeni kahramanlarını yaratmaya devam ediyor…


Ne zaman konu toplumların kahraman yaratma isteği olsa aklıma Bertolt Brecht‘in Galileo Galilei adlı oyunundaki şu sahne gelir :

Galileo, Engizisyonda dünyanın yuvarlak olduğu iddiasından vazgeçmiştir ve ardından evine dönmüştür.Evde bekleyen öğrencisi (ki Galileo’nun fikrini sonuna kadar savunacağına, inkar etmeyeceğine inanmıştı) ile arasında şu diyalog geçer :

Öğrencisi : “Ne yazık o ülkeye ki kahramanları yoktur”
Galileo : “Ne yazık o ülkeye ki kahramanlara muhtaçtır”


iyi pazarlar,

* Tiyatroda Devrim, Zehra İpşiroğlu, MitosBOYUT yayınları, Eylül 2000, 3. Baskı

Novell & Microsoft : Eski düşman – Yeni Dost

Friday, November 3rd, 2006

Dün Microsoft firmasının Zend firması ile yaptığı anlaşmayı blogumuza taşımış, bu gelişmelerin Microsoft’un açık kaynak kodlu yazılım geliştirme modeli ve açık kaynak dünyası ile iyi ilişkiler geliştirme stratejisinin ,özellikle son iki yıldır, birer sonucu olduğunu ve ayrıca da açık kaynak uygulamalarının ve açık kaynak modelinin hızla kendisini yazılım endüstrisine kabul ettirmesinin doğal bir sonucu olduğunu söylemiştik. Söylememişsek de şimdi söylemiş olduk.

Microsoft sitesinde Steve Ballmer’in 2 Kasım 2006 tarihinde (2 p.m. PST) bir basın duyurusu yapacağı yazıyordu. Tesadüf bu ya Novell sitesinde de “CEO Update Webcast November 2, 2006 5pm EDT” şeklinde bir haber koyulmuştu. TSI 00:00 a denk gelen bu iki haberi görünce, saatin de 23:50 olduğunu göz önüne aldığımda basın toplantısı izlemek gerek diye düşündüm. Şu an webcast hala devam ediyor.Novell ile Microsoft bir partnerlik anlaşması yaptıklarını söylüyorlar. (acep Red Hat sitesinden flash haber girip “unfakeable partnership” der mi? ) Bir de Microsoft patentler konusunda açık kaynak dünyasının üzerinde baskı oluşturmayacağını söylüyor.(canlı yayın :) )

Microsoft’un açık kaynak modeli için “böyle bir şeyin asla yürümeyeceğini, destek, kalite, yazılımın devamlılığı, kurumsal ihtiyaçlar anlamında bu modelin asla ve asla kurumsal müşterileri için alternatif olamayacağını ve dolayısıyla ciddiye alınmaması gerektiğini” söylediği sunumların ve o günlerin üzerinden cok zaman da geçmedi. Ama gerek açık kaynak kod modelinin başarısı gerekse giderek çok boyutlu hale gelen ticari ilişkilerin ve ticari dünyanın matriksel ilişkiler düzlemi bunu kaçınılmaz kılıyor. İşte microsoft bu noktada IBM’in başarıyla uyguladığı “rakiplerle çok boyutlu ilişkiler kurma, ortaklıklar yapma ama aynı zamanda yumurtaları birbirleri ile karıştırmama” stratejisinden kopya çekmeye başlamış görünüyor. Linux dolayısıyla açık kaynak’ın kurumsal pazardaki güçlü yükselişine bir alkış değil elbette Microsoft’un yaptıkları. Sadece ve sadece ticari dünyanın gerçekleri ve değişen piyasa koşularına adapte olma dolayısıyla da müşteri&kar&pazar üçlemesinde konumunu koruma çabası.

Olayın bir diğer yönü de tabi ki Açık kaynak dünyası ile ilişilerini minimumda, şimdiki “antipatik” pozisyonundan biraz daha sempatik bir pozisyona çekebilmek. Başarılı olur mu? Tartışılır…

Microsoft’un bu hamlesi eski düşmanı(Windows NT, Novell Netware’i piyasadan silmişti) Novell için ne kadar değerli ise Red Hat için de bir o kadar nahoş bir durum. Geçen hafta Oracle’ın, bu hafta da Microsoft’un bu hamlelerine Red Hat‘ın cevabı ne olacak onu da ilerleyen günlerde göreceğiz.

Basın toplantısı hala sürüyor, onlar ermiş muradına….

———————–
Steve Ballmer to Deliver Industry Announcement
http://www.microsoft.com/events/executives/webcasts.mspx

CEO Update – Webcast
http://www.novell.com/linux/microsoft/webcast.html