Bağdat’ta bir ingiliz : Gertrude Bell
Pek tanıdık gelmemiş olabilir isim. Ama şöyle anlatırsak daha rahat anlaşılacaktır : Bugün Irak’ta Zalman Halilzad isimli şaıs ne yapmaya çalışıyorsa 1900′lü yılların başında onu yapmaya çalışan bir ingiliz Gertrude Bell. Aynı zamanda ortadoğu’daki ilk kadın casus. Arabistan’lı Lawrence’in yakın dostu.
Ülke kurmanın, yönetim değiştirmenin, emperyalizmin sınır çizme oyununun bir örneğini vakti zamanında yapmış entellektüel casus. Irak’taki Amerikan işgalinde yağmalanan “Bağdat Müzesi”?nin kurucusu**.
Irak’ın nasıl kurulduğunu bilir misiniz?
Winston Churchill’in toplanmasına önayak olduğu Kahire Konferansında çizilmişti Irak’ın sınırları ve yine bu konferansta Irak’ın ilk kralı seçilmişti. (Ne seçim ama!) İlk kral haşimi sülalesinin en küçük oğulları olan Faysal’dı. Churchill’i Faysal’ın krallığına ikna eden ise Gertrude Bell’den başkası değildi. Ki ölümüne kadar da Faysal’ın danışmanlığını yaptı.
Onun Irak’ta neler yaptığını kendi günlüğünden okuyalım:
“Bu sabah tüm vaktimi Bağdat’taki ofisimde Irak’ın güney sınırlarını belirleyerek geçirdim. Çok güzel bir sabah….. Bir daha kral yaratma işine girmeyeceğim. Fazlasıyla yorucu bir iş bu…”? (Bir tiyatro repliği gibi değil mi? Vahim olan bu satırların gerçek olması)
Bugünlerde bir yerlerde birileri tarafından konferanslar toplanıyor, sınırlar çiziliyor, ülkeler bölünüyor. Ve yine bugünlerde bir yerlerde birileri tarafından bir kral değilse bile devlet başkanları yaratılıyor.
Ne dersiniz tarih tekerrürden mi ibaret yoksa!
* Konu nerden mi aklıma geldi? Bilenler bilir 3-4 yıl önce CosmoPolitik adlı bir dergi vardı.( Dergiyi kitapçılardan falan isteğimde hepsi var deyip bana CosmoPolitan uzatırlardı, bende kendimi zor tutarak “hayır Cosmopolitan değil napayım ben onu, Cosmopolitik, Comopolitik” derdim) Kısa ömürlü oldu(5-6 sayı) ama takip ettiğim güzel bir dergiydi.(Bilenler bilirler efendim). Bugün öylesine İlkbahar/Yaz 2003 sayısını karıştırıken Deniz Bayramoğlu’nun “39 Adam ve Gertrude Bell” başlıklı yazısını tekrar okudum.
** Bağdat Müzesinin yağmalanması olayını düşündüğümde, yağmaya yol açan ükenin tarihinin taş çatlasa 500 yıl, yağmalanan ülkenin ve o eserlerin ise an az 5000 yıl olması ne kadar acı bir çelişki idi. Dünya jandarması, siz yokken o yağmalanan eserler vardı.





September 9th, 2006 at 8:28
Krallar bu sefer demokarasi paletleri ışığında seciliyor, Gertrudge yok ama bilmem ne puç var. Tarih tekerrur etti bile… Bi daha mı ? Biz böyle oldukca her zaman evet..